Namazlarda Kıraatin Miktarı

Musallî, ancak Sabah Namazının birinci rek'atinde kıraati, ikin­ciden uzun yapar. Diğer namazların birinci rek'atında uzun yapmaz.
Çünkü insanlar cemâate ve Sabah Namazının sünnetine yetişsinler di­ye, Sabah Namazının birinci rek'atında okumayı uzun yapmak sünnet­tir. Çünkü gaflet vaktidir. Diğer namazlar Sabah Namazı gibi değildir. Eğer âyet, uzunluk ve kısalıkd'a birbirine yakın olursa, okumayı uzun yapmak, âyetler yönünden muteberdir. Eğer farklı ve çeşitli olursa, kelimeler ve harfler yönüyle itibâr olunur. Farkın, üçte bir ve üçte iki kadar ile olması halinde, üçte ikinin birinci rek'atte ve üçte birin ikinci rek'atta bulunması gerekir. Bu söylediğimiz, rnüstehab olanın açıklan-masıdır. Hükmün açıklanmasına gelince; eğer fark çok fazla olursa, vâ-rid olan habere (hadîs) binâen, bunda mahzur yoktur. İkinci rek'atta bi­rinciden uzun: okunması ise, -icmâen kerih (mekruh) görülmüştür. Ke-rîh görülmesinin miktarı: Üç âyet kadar farklı olmaktır. Eğer bir âyet veya iki âyet fark ederse, mekruh olmaz. Çünkü Resulüllah (S.A.V.), Akşam Namazında Muavvizeteyn'i [103] okumuştur. Muavvizeteyn'in ikincisi, birincisinden bir âyet daha uzundur. Kâfî'de de böyle zikre­dilmiştir.

Namazın caiz olması için sûre ta'yin olunmamıştır. Yâni, «O sûre okunmadığı takdirde, namaz fâsid olur.» şeklinde sûre tayin etmek caiz değildir. Çünkü Yüce Allah' (C.C.) in :
«Kur'ân'dan kolayınıza geleni okuyun.» [104] kavli mutlak olarak zikredilmiştir..
İmâm Şafiî (Rh.A.) : «Resûlullah (S.A.V.) m «Fâtihasız namaz yoktur.» [105] sözü sebebiyle, namazın câî« olması için Fatiha sûresi ta'-yin edilmiştir.» der.
Biz deriz ki; nass yâni yukarıda geçen âyet mutlaktır. [106] Haber-i vâhid, mutlakı, mukayyed kılmaz. Çünkü mutlakı takyîd, neshdir. [107]

Namaz için sûre ta'yin etmek, mekrühdur. Meselâ; Secde Sûresini, İnsan Sûresini, Cuma gününün Sabah Namazında ve Cuma Namazın­da da Cuma Sûresi ve Münâfikûn Sûresini okumayı ta'yin mekruhtur, Mekruh olmasının sebebi, diğer sûrelerin okunmasının terk edilmesi' dir.

Fukahâ demişlerdir ki: Ta'yinin mekruh olması; o sûreden başka­sını okumak caiz değildir veya başkasını okumak mekruh olur, diye, ta'yini gerekli .gördüğü zamandır. Fakat, eğer musallîye, o sûreyi oku­mak kolay geldiği için veya Resûlullah (S.A.V.), o sûreyi okuduğu için teberrüken okursa, onda kerahet yoktur. Lâkin câhil, «Başkasını oku­mak caiz olmaz» sanmasın ûife, bazan başka sûreleri de okumak şart­tır.
Fâtiha'dan başkasını ta'yin mekrühdur. Çünkü Fatiha her ne ka­dar, namazın caiz olması için ta'yin edilmemişse de, kerâhetsiz her na­mazda okunması için ta'yin edilmiştir. [108]


Eser: Dürer

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Dürer

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler