İktidâ Konuları İçin Ek

Müdrik, ıstilahda imâm ile beraber rek'atlan kılan kimsedir.

Mesbûk, imâmın onu bütün rek'atlar ile geçtiği ve imâma, son rü-kûdan başını kaldırdıkdan sonra yetişen veya imâma teşehhüdde yeti­şen kimsedir. Veya imâm, o kimseyi bazı rek'atlar ile geçer. O kimse imâma iki rek'ath namazda birinci rek'attan sonra yetişir veya ikinci rek'attan sonra yetişir. Veya dörtlü olan namazda üçüncü rek'atta ye­tişir.

Lâlıik ise, bütün rek'atlan kaçıran kimsedir. Veya imâma îktidâdan sonra rek'atlann bazısını kaçıran kimsedir. Şöyleki: O kimse birinci rek'­atta imâma yetişir. Namazda iken abdesti bozulur. Gider abdest alır ve imâm namazdan çıktıkdan sonra gelir namaza başlar. Dört rek'atı ta-mâmıyle kılar. Ya da o lâhik bir rek'atı veya iki rek'atı veya üç rek'atı edâ ettikden sonra abdesti bozulursa, gidip abdest alıp gelir, kaçan rek'­atlan kılar. Lâhıkm hükmünün açıklanması yakında gelecektir.

Mesbûk için kaza ettiği namazda, iki cihet vardır. Biri, hakikat ba­kımından tek kalma (infirâd) cihetidir. Şüphesiz mesbûkun kıldığ; na­maz, imâm ile beraber iltizâm eylediği namazdan değildir. Diğeri de ik-tidâ cihetidir. İktidâ şekli cihetinden, mesbûkun tahrîmesini imâmın tahrîmesi üzerine bina eder. Bu durumda, birinci cihete bakılınca, mes­bûk münferid gibidir.

Şayet mesbûk kaçan rek'atlan kaza etmeye kalkarsa, (Sübhâneke) yi okur. Eğer mesbûk imâma, açıkdan okumuş olduğu kıraatte yetişirse, (Eûzü) yü okur, (Fatiha) yi ve sûreyi kıraat eder.

Mesbûkun kıraati terkederek kaza eylediği namazı fâsid'olur. Mes­bûkun namazı, kadınla bir hizada olmakla bozulmaz. Eğer mesbûk mü-sâfir olursa, ikâmete niyet ederek kaza eylediği namazı dört rek'ate dö­nüşür. Mesbûkun kaza ettiği namazda yanılmasıyle secde lâzım gelir. Bu zikredilen hükümlerin hepsi tek başına kılanın ahkâmmdandır.

Mesbûk, ikinci cihete nazaran muktedî gibidir. O mesbûka iktidâ etmek caiz değildir. Çünkü mesbûk tahrîme hakkında bina edicidir. Münferid bunun aksinedir. Yâni Ona iktidâ caiz olur. Her ne kadar, imamına hâdes vâki olduğunda imamının mesbûku yerine geçirmesi uygun ise de hilâfsız olarak ona iktidâ caiz değildir.
İftitâh tekbiri mesbûkun tahrîmesini sona erdirir, [154] Yâni eğer mesbûk muktedî, namazı yeniden kılmaya niyet ederek tekbir alıp ve namazı kesse mesbûk muktedî yeniden başlayıcı ve kesici olur. Tek başına kılan bunun aksinedir.

İmâmın sehvi ile (mesbûkun) kendisine sehv secdesi lâzım gelir. Yâni geçen namazı kazaya kâim olduğunda imamına iki secde-i sehv lâzım gelse İmâmla secde-i sehve dönmesi lâzım gelir. Eğer dönmezse na­mazının sonunda sehv secdesi etmesi lâzımdır. Tek başına kılan bunun aksinedir. Başkasının sehvi ile kendisine secde lâzım gelmez. Her ne kadar mesbûk namaza dahil olmazdan evvel İmâmın sehvinde hâzır değilse de ona secde-i sehv lâzım gelir.

Mesbûk muktedî, teşrik tekbirlerini okur. Tek başına kılan bunun aksinedir. Çünkü İmâni A'zam' (Rh.A.) a göre, münferide teşrik tekbiri vâcib değildir.

Lâhik için infirâd ve iktidâ ciheti yoktur. Bilâkis lâhik sanki imâ­mın ardında gibidir. Hattâ müsâfir olsa, ikâmete niyetle farzı değişmiş olmaz.
Lâhik, kaza ettiği namazda kıraat yapma2. Yine lâhik, şayet kaza ettiği namazda yanılsa, sehv secdesi yapmaz. İmâmın unutarak terk et­tiği rüknü yerine getirmez. Lâhikm kadınla bir hizada kaza ettiği na­mazı fâsid olur. Yine lâhikın,^ imamından kıblenin hatâsını öğrenmesi ile namazı fâsid olur. Bu zikredilenlerin hepsi muktedî ahkâmındandir.

Mesbûk, kıraat hakkında namazının evvelini kaza eder ve teşehhüd hakkında sonunu kaza eder. Hattâ eğer mesbûk, imâm ile beraber Ak­şam Namazından bir rek'ata yetişse, imâm selâm verdikten sonra iki rek'atı kaza eder ve iki rek'atm arasını bir oturuşla ayırır. Çünkü mes­bûk, bir rek'atı kaza etse, sanki o teşehhüde nazarla iki rek'atı kılmış gibi olur. '               ,

Mesbûk, o iki rek'attan her birinde (Fatiha) yi ve (sûre) yi okur. Çünkü o, mesbûkun kaza ettiği namazın evveli gibi olmuştur. Eğer mes­bûk, iki rek'atın birinde kıraati terk etse namazı fâsid olur.
Eğer mesbûk dört rek'atlı namazdan bir rek'ata yetişse, diğer rek'-atı kılar, (Fatiha) yi ve (sûre) yi okur ve (teşehhüd) eder. Çünkü mes­bûk sanki, (teşehhüde) nazarla iki rek'at kılmış gibidir. Ondan sonra mesbûk diğer rek'atı kılar, (Fatiha) yi ve (sûre) yi okur. Zira mesbûk, kıraate nazarla namazının evvelini kaza etmiştir. Üçüncü rek'atta (te­şehhüd) yapmaz. Çünkü kaza ettiği, (teşehhüde) nazarla namazın so­nudur. Mesbûk, üçüncü rek'atte okumak ile okumamak arasında mu­hayyer bırakılmıştır. Efdal olan üçüncüde de okumaktır. [155]


Eser: Dürer

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Dürer

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler