İtikâf   Babı


İtikat, lügat yönünden durmak ve bir şeye devam etmektir. [99]

Şer'an :  Bir adamın  bir  cemaatin  mescidinde  durup kalmasıdır. Ya da bir kadının kendi evinde i'tikâf niyetiyle durup kalmasıdır.

î'tikâf, nezredilmiş olanda vâcibdir. Ramazandın son on gününde Sünnet-î Müekkede'dir.  Son  on  günden  gayrısmda ınüstchabdır.  Vâ-cîl> olan i'tikâfın sıhhati için oruç şarttır.

Müstehab olan i'tikâfın en azı, orucun şart kılnımaınası üzere -ki o İ mâ ut A'zam' (Rh.A.) dan zahir rivayettir ve İmûmcyn (Rh.Aley-hîma) in seçtiklerindendir - bir saattir. Müstehab olan i'tikâf için belli bir sınır yoktur. Hattâ eğer bir kimse mescide girdiği zaman, mescid-den çıkışma kadar i'tikâfa niyet etse, i'tikâf sahih olur. Çünkü nafile­nin temeli kolaylık üzeredir. Hattâ nafile namazda,_ kıyama gücü var iken oturarak kılmak caiz olur. Vâcib böyle değildir. İmâm Hasan' (Rh.A.) in İmâm A'zam' (Rh.A.) dan rivayetine göre; «Müstehab olan i'tikâfda da oruç şarttır.»

Vâcib i'tikâfın en az süresi bir gündür. Şu halde i'tikâfa giren kimse o günde i'tikâfı kesse, o günün i'tikâfını kaza eder. Çünkü o kimse i'tikâfa kasden başlayıp iptal etmiştir.

Mu'tekif, mescidden ancak büyük ve küçük abdest gibi, insanın ihtiyâcı olan şeyler için çıkar. Çünkü zarurî olarak sabit olan, miktâ-rınca takdir olunur. Yahut Cuma Namazı için çıkar ki; o da onun en önemli ihtiyâcıdır. Bu durumda namaz için çıkması zarûreten mu­bah olur.

Mu'tekif Cuma Namazında, güneşin zevalini beklediği takdirde, i'tikâfda bulunduğu mescid camiye yakın olursa, hutbe kaçmıyacak şekilde, güneşin zevali vaktinde çıkar.

Eğer i'tikâfa girdiği yer camiye uzak ise, Cumaya yetişecek kadar vakitte çıkar. Güneşin zevalini beklemez. Ancak, camiye ulaşıp iki rek'-at tahiyyet'ül-mescid ve dört rek'at sünnet kılmak mümkün olacak va­kitte çıkar. Cuma Namazından sonra hilaf üzere olan sünnetleri kıla­cak kadar kalır. Yâni o sünnetler, İmânı A'zam' (Rh.A.) a göre, dört rek'at ve İmâmeyn' (Rh.Aleyhima) e göre, altı rek'attır. Bundan fazla kalmaz. Zira hacet için çıkmak sünnet hakkında bakîdir. Çünkü sün­net farza tâbidir. Onları bitirdikten sonra kalmaya ihtiyâç yoktur.

Zikredilenden çok kalmak, isterse bir gün bir gece olsun, i'tikâfı bozmaz. Çünkü i'tikâfı bozan, mescidden çıkmaktır, camide kalmak değildir. Lâkin camide kalmak müstehab olmaz. Zira mu'tekif i'tikâfı bir mescidde yapmayı kararlaştırmıştır, iki mescidde tamamlamak uy­gun değildir. Kâfî'de böyle zikredilmiştir.

Eğer mu'tekif mescidden özürsüz, bir saat çıksa i'tikâfı bozulur. Çünkü çıkmak kalmaya aykırıdır. Bir şeye aykırı olan şeyde, oruçta yemek, temizlikde hades gibi az ve çok eşittir. İmâmeyn (Rh.Aleyhima); «Mu'tekif yarım günden çok çıkmadıkça bozulmaz» demişlerdir.

î'tikâfda yemek, içmek, uyumak, satmak ve satın almak caizdir.

Yâni i'tikâfda olan kimse, mescidde bu işleri yapabilir. Yâni yer, içer, alır ve satar, bunu mescidden başka yerde yapamaz. Lâkin alıp sattığı şeyi mescidde bulundurması mekruhtur. Çünkü bunda zaruret yoktur.

Susmak (samt) orucu da mekruhtur. Çünkü Resûlüliah (S.A.V.), susanın orucundan nehyetmiştir. Ebû Hamle' (Rh.A.) ye susmak oru­cuna dâir sorulduğunda; «Oruçlu olup hiç kimse ile konuşmamaktır» diye cevab vermiştir. İmânı Hamîdüddîn' (Rh.A.) de : «Susmanın mek­ruh olması; mu'tekifin, susmanın Allah' (C.C.) a yaklaşma olduğuna inandığı   vakittedir.   Aksi   halde   mekruh    olmaz.   Çünkü   Rcsûlüllah (S.A.V.) :   «K»" susarsa kurtulur.» buyurmuştur. Bu hadîsi Abdullah İbn Ömer (RAnhümâ)  rivayet etmiş­tir.» demiştir.

Konuşmak da mekruhtur. Ancak hayr ile konuşmak mekruh de­ğildir. Çünkü Yüce Allah'  (C.C.)
«Habîbim, kullarıma söyle, sözün en iyisini konuşsunlar.» [100] kavli şerifi, ma'nâsındaki umumîliğinden dolayı, mescidin dışında, mu'tekif olmayanın ancak hayr ile konuşmasını gerektirir. (Ey Müslüman) sen mu'tekifi ne sanırsın ki, mescidde hayırdan başkasını konuşması caiz olsun?

Gerek mescidde ve gerekse mescidin dışında, her ne kadar gece­leyin de olsa, cima, f'tikâfı ibtâl e^der. Çünkü gece, i'tikâf mahallidir. Oruç böyle değildir: Veya mu'tekif, i'tikâfı unutup eşi ile cimâda bu­lunsa, i'tikâfı bozulur. Zira i'tikâf, mu'tekif olanların hâlini hatırla-tıcıdır. Unutmakla özürlü sayılmazlar.
Eğer inzal olursa, fercden [101] başkasında bile temas, i'tikâfı ibtâl eder. Çünkü inzal, cima ma'nâsınadır. Onunla oruç da bozulur. Eğer inzal olmazsa orucu bozmadığı gibi, i'tikâfı da bozmaz. Yine i'tikâf öp­mek ve dokunmakla bâtıl olmaz. Yâni i'tikâfda iken öpmek ve dokun­makla inzal olursa, mutekifin i'tikâfı bâtıl olur. Çünkü bu ikisi de cima ma'nâsınadır. Eğer inzal olmazsa i'tikâf bâtıl olmaz. Cima, öpmek ve dokunmanın hepsi cinsî münâsebette bulunmanın sebeblerin-den oldukları için, inzal oimasa dahi mu'tekife haramdır.

Bİr kimse, bir kaç günün i'tikâfına nezr etse, geceleriyle beraber i'tikâf etmesi gerekir. Çünkü günlerin toplu bir şekilde söylenmesi geçelerini de içine alır. Araplar arasında «Ben bir kaç gündür seni görmedim» dendiğinde gece ile gündüz bir­likte kasdedilir. Her ne kadar ardı ardına yapmak şart kılınmadı ise de, bu i'tikâfı ardı ardına yapmak gerekir. İki günün i'tikâfına nezrde ikisinde de geceleriyle i'tikâf lâzım gelir. Çünkü ikişerde (tesniyede) çoğul ma'nâsı vardır. İbâdette o, ihtiyaten çoğula dâhil edilir. İki şekilde de gündüzlerin i'tikâfına hassaten niyet etmek sahihtir. Çünkü o ger­çekten niyet etmiştir. Eğer bir kimse Ramazan-ı şerifin i'tikâfına nezr edip o Ramazânı i'tikâfsız oruç tutsa, o nezr ettiği i'tikâfın kazası maksûd (kasdedilen - kasdî) oruç ile vâcib olur. Hatta p, nezr edil­miş olan i'tikâfı oruç ile beraber terk etse, ayın orucuna bitişmek (ittisal) hükmen bakî olduğu için, bu orucun kazasında i'tikâf ile so~ rumlulukdan çıkar. «Câmlu'l-Kebir» de ve Şems'ül-Eimme'nin Usulün­de böyle açıklanmıştır. İ'tikâfın kazasının maksûd oruç ile vâcib ol­masına sebeb : Resûlüllah (S.A.V.) in :
«İ'tikâf ancak oruç ile beraber vardır.» [102] kavliyle, i'tikâfın şartı olan oruç, aslî kemâle geri döndüğü içindir. O aslî kemâl, i'tikâfı gerektiren nezr ile kasdedilen orucun müstekıllen vâcib olmasıdır. [103]


Eser: Dürer

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Dürer

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler