İhramın Mîkatları [115]

İhramın inikatları; insanın ancak ihramlı olarak geçtiği yerler­dir. Mîkâtlar şunlardır :
Zü'MIuleyfe [116] : Medînelilerin mîkatıdır.
Zât-ı Irk [117] : Iraklıların mîkatıdır.
Cuhfe  [118] : Şam, Mısır ve Mağriblilerin raikatıdır.
Kara [119] : Muğrib'ül-Lüga'da râ'nın sükûniyle ve Sıhâh-ı Cev-herî'de râ'nm fethiyledir. Burası, Necidli [120] lerin mîkatıdır,
Yelenılem [121]: Yemenliler ve bu yerlerin halkından olanlar için mîkattır.

Bu yerler, buraların halkından başka, bu yerlere uğrayanlar için de inikatlardır.

İhramı, zikredilen inikatlara gelmeden önce giymek caizdir. Yok­sa Mekke'ye girmek isteyen kimse için, gerek Hacc ve Umre ve gerek­se başka ihtiyâç için olsun, o mî katlarda ihramı tehir etmek caiz de­ğildir.

Girmek istemek ( k a s d ) ile kaydın sebebi şudur : Mekke'ye gir­meyi kasdetnıeyenin ihrâmh olması gerekmez. Nihâye'de böyle zikre­dilmiştir.
Ma'lûm olsun ki: Beyt'ullâh muazzam (ta'zîm, azamet sahibi) ve müşerref (teşrif, şeref sahibi) olunca kendisine Mekke bir kale, ha­rem [122] bir hisar, harem'e de mîkatlar avlu (harem) olarak kılınmış­tır. O mîkatlara ulaşan kimse için, oraları ancak ihrâmh geçmek ca­izdir.                                              ,                                    .               .

Ancak, eğer Mekke'ye girmek isteyen kimse nrîkatten içeride olur­sa, onun nıîkâti jhıll'dır. Yâni şayet mîkattan içeride ve Mekke'den dı­şarıda olursa onun için mîkat denen yerdir ki o da mîkatlar ile harem arasındadır.

Mekke halkından olan kimseye Hacc için mSkat, haremdir. Umre İçin mll'dır. Çünkü Hacc Arafâttadır. Arafat ise hıll'dadir. Bu durum­da o kimsenin ihramı haremdendir. Umre ise haremdedir. Bu şekilde onun ihramı hıll'dandır. Bu da o kimse için bir çeşit yolculuk meydana gelmesi içindir.
İhrama girmek isteyen bîr kimse, abdest alır. Gusl etmesi daha iyidir (müstehabdır). Temiz izâr [123] ve ridâ [124] giyer, güzel koku sürünür, ve iki rek'at namaz kılar.

Yalnız Hacca niyet eden kimse şöyle der:

«AUâhümme innî üridüi hacce feyessirhü Iî vetekabbelhü minni»

«Yârabbi, ben Haccetmek istiyorum. Bunu bana kolay kıl ve ben­den kabul buyur.» Bundan sonra Telbiye okur ve Hacca telbiye ile niyet eder. Telbiye «lebbeyk» demektir. Lebbeyk «Tesniye — ikil» laf-zıyle gelmiştir. Bundan maksâd birbiri ardına icabeti çoğaltmaktır. Ma'-nâsı: «Ben, ikâmetten sonra ikâmet etmek suretiyle tâatmda mukîm olurum» demektir. Bu «Elebbe bil mekânı ve lebbe bihî» den gelir. Bir kimse bir yerde durup ayrılmaz şekilde ona bağlandığı zaman, böyle denir.

Telbiyeden murâd şu duayı okumaktır:

«Lebbeyk AUâhümme lebbeyk; lebbeyke lâ şerîkeîeke lebbeyk, in-nelhamde venni'mete leke vel'mülke lâ şerîkeîeke.»

«Allah'ım, ben Sen'in emrine her zaman itaat ederim. Sen'in için ortak yoktur. Da'vetine dâima saf kalblilikle ve doğrulukla uyarım. Şüphe yok ki hamd de, nimet de, mülk de; San'a mahsûstur, Sen'in or­tağın yoktur, Allah'ım.» demektir. Hacca niyet bununla başlar.

Bu duadan bir şey eksiltmek caiz değildir. Eğer bundan fazla olur­sa caizdir.

Hz. Ömer'  (R.A.) den rivayet .edilen telbiye şudur ;

«Lebbeyk zenna'mâi velfadli'l haseni, Iebbcyk mağruben ve mer-hûben üeyke.»

Ma'nâsı: (Tekrar tekrar icabet Sana... Ey nimet ve güzel fazilet sahibi. Senden korkarak ve Sana can atarak tekrar tekrar icabet Sa­na.)

Şayet muhrint olan kimse Hacc veya Umre için niyet edici olduğu halde telbiye etse veya nafile bir bedene taktîd etse, O kimse telbiyede muhrim olduğu gibi, bununla da ihrama girmiş olur. Taklîd : Bedene­nin boğazına kilâde bağlamaktır. Bedene, Mekke'de kurbân edilen de-* veye veya sığıra derler. Ya da nezr ettiği bir bedeneye veya bir avın ce­zası olan bir bedeneye kurbanlık nişanı taksa veya av cezasına benzer yâni geçmiş yılda cinayet sebebiyle vâcib olmuş kurbân gibi bir bede­neye gerdanlık (kılâde) taksa ve o bedene ile beraber Haccı murâd ede­rek yoneîse veya o bedeneyi ileri göndererek sonra yönelip bedeneye yetişse veya o bedeneyi mut'a yâni Umre ile Haccı beraber yapmak için gönderip ihram niyetiyle yönelse, her ne kadar o mut'aya yetiş-mese de o kimse şüphesiz ihrama ^girmiş (muhrim) olur. Burada, «...İhrâm'a girmiş olur.» cümlesi, «...Niyyet edici olduğu halde telbiye etse...» cümlesinin cevâbı (cezası)  dır.

Bunun aslı şudur : Hacca başlamak sadece niyet ile hâsıl olmaz. Çünkü niyet ancak fiil ile beraber olursa sahîh olur. Bu durumda, eğer niyet telbiyeye bitişik (beraber) olursa, o kimsenin niyeti sahîh olup, muhrim olur. Eğer hayvana nışân koyma, Hacca yönelmek ile beraber bitişik olursa, onun niyeti fiile bitişik olduğundan başlamış olur. Fiilin niyete bitişik olması, ihramın Özelliklerindendir. Çünkü nişan koyma (taklîd), şevkle beraber Haccın fiülerindendir. Vikaye sahibinin : «Ve­ya nafile bir bedene taklîd etse (nişan koysa)» sözünü babın sonunda îrâd etmesinin yeri uygun değildir. Nitekim bu husus aşikârdır.
Eğer bedenenin hörgücünü, kurban olduğu bilinmesi için yararsa veya sırtına bir çul atarsa ya da bedeneyi Hacc mut'asından gayrisi için gönderip kendisi ona yetişmezse veya bir koyuna nışân korsa, o kimse muhrim olmaz. [125]


Eser: Dürer

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Dürer

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler