Açıklama

Buharî'nin, Kitabu'l-İstikrâz'daki rivayeti aynen buradaki gibidir.Müslim'in  rivayetinde  ise  bu   hadisin  sonundaki "aldatma yok" sözü, "zarara uğramak yok" şeklindedir.
Hz. Peygamber (ş.a)'e gelip alışverişlerde aldatıldığından şikayet eden şahıs, meşhur olan görüşe göre Habbân b. Münkız'dır. Bir görüşe göre ise Habbân'm babası Münkiz b. Amr'dır. Bu zât 130 yaşına basmıştı. Hz. Pey­gamberle bazı savaşlara katılmıştı. Bu savaşlarda başından yaralanmış, aklî dengesini ve konuşma yeteğini kaybetmişti. Ama temyiz kabiliyeti yerinde idi.

Bu zât, alışveriş yaparken aldandığı gerekçesiyle Hz.Peygamber (s.a)'e başvurunca Efendimiz (s.a) kendisine; bir alışveriş yapacağı zaman "dinde aldatma yok" demesini söyledi. O zat da ondan sonra Rasûlullah'm dediğini yaptı. Böylece onunla alışveriş yapan müslüman, onun ticaretten anlamadı­ğını, fiatlara vâkıf olmadığını anlıyor ve onu kandırma cihetine gitmiyordu.

Beyhakî'nin rivayetinde Hz. Peygamber (s.a)'in Habbân'a; "Sonra sen, satın aldığın her malda üç gün muhayyersin" buyurduğu ilâve edilmiştir. Böy­lece onun; malı satın alırken, "Kandırma yok" dediği takdirde üç gün mu­hayyer olduğunu, isterse bu müddet zarfında yaptığı akidden dönebileceğini bildirmiştir.

Âlimler bu haberde geçen hükmün sadece Habbân b. Münkız'a mı mah­sus, yoksa herkes için geçerli mi olduğu konusunda ihtilâf etmişlerdir:

Hanefî ve Şâfiîlere göre; aldatılma, yapılan bir alışverişi bozma sebebi değildir. Aldatma az olsun çok olsun hüküm aynıdır. Bunlara göre Habbân hâdisesi bir vakıadır, bir halin hikâyesidir. İbnü'l-Arabî, bu hükmün sahi­bine mahsus olup başkasma geçmediğini söyler.

İmam Mâlik'e göre; hadisteki hüküm geneldir.. Ticaretten anlamayan herkes için aldatıldığı takdirde akdi bozma muhayyerliği vardır. Ahmed b. Hanbel de; fiatları bilmeyen, ticaretten anlamayan kişinin akit esnasında "kandırma yok" demesi halinde fahiş bir biçimde aldatılırsa akdi bozabile­ceğini söylemiştir. Bazı Hanbelîler aldatılmanın fahiş oluşunu; malın kıyme­tinin üçte bir veya altıda bir fazasıyla sınırlamışladır.

Hattâbî; fakihlerin ekserisine göre, alışveriş yapanların aklı başında olup mahcur değillerse ve kendi rızaları ile akdi yaparlarsa aldatmadan dolayı akdi bozamayacaklarını söyler.

Hanefîler bu hadisi kaynak göstererek, alışverişlerdeki şart muhayyer­liğinin caiz olduğuna hükmetmişlerdir.

Şart muhayyerliği: Alım satım akdi yapan tarafların, akit esnasında, is­terse akdi bozabileceklerini şart koşmalarıdır. Eğer her iki taraf da muhay­yerlik şartı koşmuşsa ikisi de muhayyer olur. Birisi şart koşmuş öbürü de kabul etmişse, sadece şart koşan muhayyerdir.

İmam Ebû Hanîfe ve Züfer'e göre muhayyerlik müddeti üç gündür. Çün­kü hadisin bazı rivayetlerinde "üç gün" kaydı vardır. İmam Şafiî de aynı görüştedir. Bir kimse üç günden fazla muhayyerlik şart koşar ve üç gün içe­risinde akdi kesinleştirirse yapılan alışveriş sahih olur.

İmam Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'e göre; şart koşulan müddet ma­lum olmak kaydıyla muhayyerlik süresinin sınırı yoktur.

Muhayyerlik satıcıya ait olursa yaptıkları akitle mal elinden çıkmaz. Fakat müşteriye ait olursa çıkar.

Kendisi için muhayyerlik şart koşulan kişi muhayyerlik müddeti içeri­sinde isterse akdi fesheder, isterse kesinleştirir. Feshederse bunu karşı tara­fın yanında söylemelidir. Kesinleştirirse onun gıyabında da yapabilir. Mu­hayyerlik müddeti içerisinde feshedilmezse, müddetin bitimi ile akit kesin­leşmiş olur. Muhayyerlik müşteriye ait olduğu takdirde, malda akdi kesinleştirdiğine delâlet eden bir tasarrufta bulunursa bu muhayyerliği sona erdirir.

İçerisinde şart muhayyerliği bulunan bir alışveriş, kendisi için muhay­yerlik şartı koşulmayan taraf açısından kesindir. Onun, feshetme yetkisi yoktur.
Muhayyerlik şartı bizzat akit yapanlardan birisi için koşulabileceği gibi üçüncü bir şahıs için de koşabilir. Yani meselâ alıcı; "Falan adam 3 gün mu­hayyer olmak şartıyla bu malı satın aldım" diyebilir. Bunu satıcı da kabul edince muhayyerlik o şahıs için olur.
Muhayyerlik şartı diğer üç mezhebe göre de caizdir. Her mezhep içeri­sinde bazı ayrıntılarda farklılık olabilir.[523]
3501... Enes b. Mâlik (r.a)'den rivayet edildiğine göre; Rasûlullah (s.a) zamanında bir adam, aklında noksanlık olduğu halde alışve­riş yapardı. Ailesi Rasûlulah'a (s.a) gelip:

Ey Allah'ın nebisi! Falana hacr koy, çünkü o aklında noks'anlık olduğu halde alışveriş yapıyor, dediler.

Efendimiz adamı çağırıp alışveriş yapmasını yasakladı. Adam:

Ya Rasûlallah, alışverişe dayanamam (alışveriş yapmadan du­ramam), dedi. Bunuri üzerine Hz. Peygamber (s.a):

“Eğer alışverişi terkedemiyorsan; (alışveriş yaparken) al, 'ama aldatma yok ha' de" buyurdu.
Ebû  Sevr;  (Saîd bize haber verdi sözünün yerine)   "Saîd'den "dedi.[524]


Eser: Ebu Davud

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Davud

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler