51-53. İmam Namazını Kılacağı Cenazenin Ne Tarafında Durur?


3194... Nafi Ebû Galib'den demiştir ki:

Ben ağıl yolunda idim. Etrafında kalabalık cemaat bulunan bir cenaze geçti. Abdullah b. Umeyr'in cenazesidir, dediler. Bunun üze­rine ben de onun arkasından gitmeye başladım. Bir de baktım, karşı­mıza üzerinde ince bir kaftan, başında da kendisini güneşten koruyan bir bez bulunan at üzerinde bir adam çıkıverdi. "Bu kabile reisi de kimdir?" diye sordum. "Enes b. Malik'dir" cevabını verdiler. Cena­ze indirilince Enes kalkıp cenaze namazını kıl (dır)dı. Ben de (hemen) arkasındaydım. Benimle onun arasında hiçbir şey yoktu. (Enes) cena­zenin başı hizasında durup dört tekbir aldı. (Namazı) ne uzattı ne de süratli kıldırdı. (Namaz bittikten) sonra oturmak istedi. (O sırada ken­disine);

Ey Ebû Hamza (şu cenaze) Kureyş'İi bir kadındır, (onun da na­mazını kildınver), dediler. Kadını (Enes'e) yaklaştırdılar. (Cenazenin) üzerinde yeşil bir örtü vardı. (Enes) kalktı, cenazenin kalçası hizasın­da durup aynen erkeğin namazını kıldığı şekilde onun da namazını kıl(dır)dı, sonra oturdu. Derken el-Alâ b. Ziyad:

Ey Ebû Hamza! Rasûlullah (s.a) de cenaze namazını senin kıl­dırdığın gibi bu şekilde dört tekbir alarak, erkeğin başı hizasında, kadinin da kalçası hizasında durarak mı kıldırırdı? diye sordu. O da;

Evet, diye cevap verdi. (Bunun üzerine el-Alâ b. Ziyad):

Ey Ebû Hamza; sen Rasülullah (s.a)'la birlikte savaşta bulun­dun mu? diye sordu. (O da):

Evet, Huneyn'de onunla birlikte savaştım. Müşrikler gelip üze­rimize saldırdılar. Nihayet (biz hezimete uğrayıp) kaçmaya başlamış­tık. Atlarımızın da arkamızdan (hezimete uğrayıp kaçışmakta) olduk­larını gördük. (Müşrik) askerleri içerisinde bir adam vardı ki, üzeri­mize saldırıyor ve bizi kırıp geçiriyordu. Derken'Allah onları bozgu­na uğrattı. (Ele geçirilen) düşman askerleri getiriliyordu. Müslüman kalmak üzere Hz.. Peygambere söz veriyorlardı. (O sırada) Peygam­ber (s.a)'in sahabilerinden bir adam "Üzerime nezr olsun, eğer Allah bugün bizi kırıp geçiren adamı buraya getirecek olursa, onun boynu­nu vuracağım" dedi. (Bunu duyan) Rasülullah (s.a) sükut etti. (Der­ken sözü geçen) adam (müslüman askerler tarafından oraya) getirili-verdi. (Adam) Rasülullah (s.a)'i görünce:

"Ey Allah'ın Rasûlü, ben (küfürden kurtulup) Allah'a döndüm, dedi. Rasülullah (s.a); (o nezreden) adam, nezrim yerine getirsin diye o adamla biatlaşmaktan uzak durdu. (Nezreden) kişi adamı öldürmek için Rasülullah (s.a)'ın kendisine emir vermesini beklemeye başladı. O kimseyi (müslüman olduktan sonra öldürmek hususunda) Rasülul­lah (s.a)'den korkuyordu. Rasûlullah (s.a)"onun hiçbir şey yapama­yacağını anlayınca (müslüman olmak isteyen) adamla (müslüman ola­rak kalması için) biatlaştı. Bunun üzerine (nezr eden) adam:

Ey Allah'ın Rasûlü, benim nezrim (ne olacak?) dedi.

"Ben denlinden beri sen nezrini yerine getiresin diye (onunla biatleşmekten) geri durdum." buyurdu. (Adam da):

Ey Allah'ın Rasûlü, bana işaret etseydin ya! dedi. Bunun üzeri­ne Peygamber (s.a):

"Hiç bir peygamber işaretle konuşmaz" buyurdu.

(Bu hadisin ravisi) Ebü Galib dedi ki: "Ben Enes'in (cenaze na­mazını kıldırırken) kadının kalçalarının hizasında durmasını(n sebe­bini ilim adamlarına sordum da bana -çünkü (eskiden kadım gözle­rinden korumak üzere üzerine örtülen) kubbe şeklindeki örtüler yok­tu. (Bu yüzden) imam onu cemaatten gizlemek üzere kalçalarının hi­zasında dururdu. (Bu gün de onlara uymak için Hz. Enes kadının kal­çaları hizasında durdu)- diye cevap verdiler."
Ebû Dâvûd der ki: Peygamber (s.a)'in "Ben insanlar -Lâ ilahe illallah- deyinceye kadar onlarla savaşmakla emrolundum" (anlamın­daki 2640 numaralı) hadisi, (mevzumuzu teşkil eden) bu hadisin (bir müslümanın öldürmeyi nezrettiği bir müşriğin) "Ben (artık küfürden) Allah'a döndüm"sözüyle (müslüman olduğunu ifade ettikten sonra da, müslümanın) onu öldürerek nezri(ni) yerine getirebileceğini ifade eden) kısmını neshetmiştir.[480]


Eser: Ebu Davud

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Davud

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler