Açıklama


Metinde 2eçen "zimmet" kelimesi, emniyet, hıfz ve himaye manalarına gelir.

Habl kelimesiyle Kur'ân-ı Kerim kasdedilmiştir. Nitekim Hâkim'in Miis-tedrek'inde "Kur'ân, Allah'ın sağlam ipidir" me­alinde bir hadis-i şerif vardır. "Civar" kelimesi ise, emniyet, "güven" anla­mına gelir. Bu bakımdan tamlamasını "senin güvenli ipin" şeklin­de tercüme etmek mümkündür. Cümlenin topluca anlamı da şöyledir: "Fa­lanın oğlu senin himayendedir. (çünkü o) senin güvenli ipin Kur'ân'a sarıl­mıştır."
Habl kelimesinin burada istiare yoluyla and manâsında kullanılmış ol­duğunu söyleyenler de vardır. O zaman terkibi kendisinden önceki kelimesinin tefsiri olur. İbn-ül Esir Ennihâye isimli ese­rinde "Arap kabileleri yolculuğa çıkacakları zaman düşmanlarının şerrin­den emin olmak için her kabilenin reisinden bir ahid-nâme alırlar, bu sayede emniyet içinde yolculuklarını sürdürürlerdi. îşte burada habl-û'1-civâr keli­mesi ile kastedilen bu ahidnamedir" demekle civar kelimesinin ahd manâsı­na geldiğini bu şekilde bir ahidnâmesi olan kimsenin emniyette olduğunu ifâde etmek istemiştir.

Hz. Peygamberin, sözü geçen duasındaki kabir sıkıntısı Buhârî'nin sahih'inde şöyle anlatılıyor: "Mü'min kul kabrine konulup ashâb ve yaram geri dönüp gittiklerinde -ki meyyit bunlar yürürken ayakkabılarının sesini bile muhakkak işitir- ona (münker-nekir adlı) iki melek gelir. Bunlar meyyi­ti oturturlar ve ona;

Hâ! Şu Muhammed (s.a) denilen kimse hakkında (ki kanaatin nedir?) Ne dersin? diye sorarlar. O mü'min de: (samimi olarak) "Bildiğim ve size de bildirirfek istediğim şudur ki, Muhammed (s.a) Allah'ın kulu ve Allah'ın Rasûlüdür" diye cevap verir. Bunun üzerine melekler tarafından:

Ey mü'min! Cehennemdeki yerine bak! Allah Teâlâ bu azab yerini se­nin için cennetten (yüce) bir makama tebdil eyledi denilir. Nebi (s.a) "O mü'­min cehennem ve cennetteki iki makamını birden görür." buyurmuştur. Fa­kat kâfir ve yahut münafık olan meyyit (meleklerin bu sualine karşı):

Muhammed hakkında bir şey bilmiyorum. Halkın ona (peygamber) dedikleri bir sözü (işitmiş) ben de halka uyup söylerdim, diye cevap verir. Bu iki melek tarafından bu kâfir veya münafığa:
Hay sen anlamaz ve uymaz olaydın? denilir. Sonra bu kâfir veya mü­nafığın iki kulağı arasına demirden bir topuzla vurulur. O topuzu yiyen kâ­fir veya münafık şiddetli bir sesle öyle bir bağırır ki, bu feryadı ins ve cinden başka bir ölüye yakın olan herşey işitir."[505]


Eser: Ebu Davud

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Davud

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler