Açıklama

Hattâbi şöyle demiştir:

"Bu hadis-i şerif; hâkimin, hasımlardan birim dinleyip öbü­rünü dinlemeden hüküm vermesinin caiz olmadığına delalet etmektedir.

Hadis-i şerifte hâkimin mahkemede hazır bulunan iki hasımdan birini dinle­mekle yetinerek hüküm vermesinin caiz olmadığ: ifade edildiğine göre, hâ­kimin, hasımlardan mahkemede bulunmayanı dinlemeden hüküm vermesi­nin caiz olmayacağı öncelikle ortaya çıkmış olur. Çünkü orada hazır bulun­mayan hasmın hükmü etkileyecek kuvvetli bir delilinin bulunması müm­kündür.

Şüreyh, Ömer b. Abdülaziz, Ebû Hanîfe ve İbn Ebî Leylâ hazretleri bu görüştedirler."
Hanefî ulemasından Aynî'nin açıklamasına göre, bu konuda İmam Ah­med ile îmam Mâlik ve İmam Şafiî şöyle demişlerdir: "Hasımlardan birinin şehirde olduğu bilinip de yeri bilinmediği için mahkemeye eelbedilmezse, mah­kemeye gelen kişiyi dinlemekle iktifa edip mahkemeye gelmeyen kişinin gı­yabında hüküm vermek caizdir. Fakat yeri bilindiği ve kendisi ile irtibat ku­rulamadığı halde mahkemeye gelmeyen kişi hakkında iki görüş vardır."[49] Bazıları da; "Onun malından maruf veçhile sana ve oğullarına yetecek ka­dar al" mealindeki hadisi[50] delil getirerek; gaib sanığın istediği zaman mah­kemeye müracaat edip elindeki belgeleri ibraz etme hakkı saklı kalmak üze­re hâkimin mahkemede hazır bulunanı dinlemekle yetinip hüküm verebilece­ğini söylemişlerdir.

Ancak, mahkemeye gelmeyen hasım hakkında hüküm verilmemesi bu­nun suçlular tarafından istismar edilmesine ve kişilerin hukukunun ihlâl edil­mesine sebep olacağından, ashabı rey şu beş yerde gaib hakkında hüküm ve­rebileceğini söylemişlerdir:
1- Sanık ölü ise hâkim onu dinleyemeyeceğinden aleyhine hüküm ve­rebilir.
2- Bir adam birisine bir emanet bıraktıktan sonra emaneti alan kimse bulunamasa, kendisi mahkemede bulunmadığı halde hâkim bu emanetin sa­hibine verilmesine hükmedebilir.
3- Bir kadın kocasından nafaka alabilmek için mahkemeye müracaat etse de kocası mahkemeye ifade vermeye gelmezse, hakim onu dinlemeden kadına nafaka bağlanması için karar verebilir.
4- Sanık çocuk ise ve mahkemeye gelmemiş ise hâkim onu dinlemeden gıyabında hüküm verebilir.
5- Bir kimse şüf'a hakkının kendi haberi olmadan satıldığını iddia eder de, davalı şahıs mahkemeye gelmezse, gıyabında aleyhine hüküm verilebilir.
Bu mevzuda merhum Ömer Nasuhi Bilmen şöyle diyor: "Hanefî fıkıh âlimlerinden bazılarına göre gaib alehine hüküm vermek sahih değildir. Bu mezhebce meşhur olan budur."[51]          
Her ne kadar metinde Hz. Ali'nin; “Ben nasıl hüküm verileceğini bilmiyorum" dediği ifade ediliyorsa da aslında Hz. Ali; kitap ve sünneti en iyi şekilde biliyordu. Ancak bu sözüyle, kitap ve sünnetten hüküm çıkarma hususunda yeteri kadar tecrübe sahibi olmadığını ifade etmek istemişti.[52]


Eser: Ebu Davud

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Davud

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler