Açıklama

Hadis-i Şerifler, ehil olmadığı halde hastaları tedaviye kalkıp onlara zarar veren kişinin verdiği zarardan sorumlu olduğuna delâlet etmektedir. Hattâbî, birisini tedavi ederken hastanın telefine sebep olması halinde diyetin gerekli olduğunda ihtilâf olmadığını söyler. Ancak bir kasıt olmadığı için kısas icâbetmez. Zira tedavi yapan kişi bunu zorla yapmamakta hastanın izni ile tedaviye yeltenmektedir.

İkinci rivayetin sonundaki Abdül-Aziz'in sözlerinden de anlaşıldığı gi­bi yukarıda açıklanan hüküm, câhil olduğu halde hastayı tedaviye yelte­nen kişinin ilâcı eliyle içirerek, yarayı yararak veya yakarak tedaviye kal­kışması halindedir. Böyle olmayıp da, hastaya bir ilâç kullanmasını, ve­ya bir yarayı tedavi için bir yöntemi tavsiye etse hasta da zarar görse so­rumluluk olmaz.

Avnü'I-Ma'bûd müellifinin Alkamî'den naklettiğine göre haddi za­tında ehil olduğu halde, tedavi esnasındaki bir hatası yüzünden hastanın zarar görmesine sebep olan tabibe sorumluluk yoktur. Şüphesiz bu, kasdi olmayan yada ihmale dayanmayan kusurdur.
İnsan hayatı fevkalâde önemlidir. O yüzden dinimiz hayata zararı ön­leyecek tedbirleri almıştır. Bu kabilden olmak üzere, câhil tabibin faali­yetten men edilmesi gerektiğine hükmetmiştir.[216]


Eser: Ebu Davud

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Davud

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler