F. Rahîp Ve Keşişler


450. Mes’ele: Kilise keşişlerinin fukaralarına haraç vermek lâ­zım olur mu?

Elcevap: Asla halk ile muhâlâtaları yok ise olmaz. [482]
451. Mes’ele: Keşişlerden cizye ve ispençe ma'fuv mudur, yoksa alınır mı?

Elcevap: Asla halk ile muhâlâtaları yok ise olmaz [483]
452. Mes’ele: Bir manastırın keşişleri, mîrî tarafından satın alın­dıkları bağı ve evi ve yeri kendilerden sonra mezbûr manastırda sakin olan keşişlere vasiyet etmeleri caiz olur mu?

Elcevap: Vârisler yok ise, yerlerden gayri cemi emlâklerin manastırlarında sakin keşişlere vasiyet eyleseler, ol keşişler mah­sur ve muayyen kimseler ise, ganîler ise dahi fakirler ise dahi vasiyetleri sahihtir. Asla mîrîden kimse dahi edemez. Amma mah­sur olmayıp, çokluk taife ise, anların cümlesine vasiyet etmek sa­hih değildir. Fakirlerine vasiyet etmek gerektir ki, asla kimse dahi edemiye. Vârisleri var ise, sülüsden mâ'adâsını vârisleri kabul et­memeğe kadirlerdir. Sülüse dahi edemezler. Vech-i mezbûr üze­rine kimse dahi edemez. Eğer vârisleri kabul ederlerse, cümlesi vasiyet-i sahîhadır, kimse dahi edemez. Amma "yerlerine kimse dahi etmesin" deyu emr-i sultanî lâzımdır. [484]
453. Mes’ele: Ba'zı zimmîler bir manastır râhibleri olduklarında, mezburların ellerinde olan mülk davarların ve bağların ve bahçe­lerin ve değirmenlerin il kâtibi mezburların ellerinden alıp, yine mezburlara bey' edip, mezbur zikr olunan emlâki nıezbur manastı­rın fukarasına ve âyende ve revendesine vakf eylese, ba'de zama­nın mezbur vakfa şer'an hâriçten kimse dahle kadir olur mu?

Elcevap: Vakf ettikleri davar ve bağ ve bahçe ve değirmen ve dükkân makülesinden olup, manastıra vakf etmeyip, gelen giden fukaraya vakf edicek asla dahi olunmaz. Tarlalar ve mezra'alar ise asla vakfa kabil değildir. Amma anı dahi mîrîden tapuya alıp (trdhibler tasarruf edip şâir re'âyâ gibi cemî hukukunu verdikten sonra kimse dahi etmeye. Rahipler fevt oldukta, yerinde kalan­lar tasarruf edeler" deyu defterde kayd olunucak ana dahi dahi olunmaz, vakıf adına olmayıcak. [485]
454. Mes’ele: Hind-i nasrâniye sıhhatinde mülk evini ve bağını, İncil kıra'ati için bir kilise rahiblerine vakf edip, teslîm-i müte­velli ve tescîl-i şer'î edip, vakfiyesi yazılıp, 'amel olunurken, on yıl sonra ahar yerde olan veresesi gelip vakfı kabul etmeyip bozma­ğa kadir olurlar mı?

Elcevap: Râhibler cemî'an fakir ise anlara vakıf sahihtir, İncil okumak şartı lağvdır. Eğer fakir değiller ise sahih değildir, tescil dahi nâmeşrû'dur. Veresesi bozarlar, kısmet ederler. [486]
455. Su'al: Zeyd-i zinımî, bir kilisenin rahiblerine ba'zı emlâkini vakf eylese, tescil ettikten sonra mürd oldukta, veresesi kabul et­memeğe kadir olur mu?

Cevap: Tamam sıhhat üzerine tescîl-i şer'î oldu ise olmazlar. Kiliseye ise olurlar. [487]


Eser: Ebu Suud Fetvaları

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Suud Fetvaları

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler