VII. 'Itk (Âzâd)


581. Mes’ele: Zeyde, kitabete kesilmiş kulunu ikrahla i'tâk ettirseler, şer'an âzâd olur mu?

Elcevap: Olur. [621]
582. Mes’ele: Zeyd marîz iken "sıhhat olursam cariyem Hind âzâd olsun" dese, sıhhat olucak Hindi bey'a kadir olur mu?

Elcevap: Olmaz. [622]
583. Mes’ele: Zeyd memlûküne "ben ölmezden kırk gün önden âzâd ol" dese kırk gün geçtikten sonra Zeyd fevt olsa, abd meccânen âzâd olur mu?

Elcevap: Meccânen âzâd olur. [623]
584. Mes’ele: Hind, cariyesi Zeyneb için "ben ölmezden evvel kırk gün evvel âzâd olsun ve sülüs-i maldan mezbûreye üç bin akça va­siyetim olsun" deyip fevt olsa, veresesi üç bini vermemeğe kadir olur mu?

Elcevap: Olmazlar. [624]
585. Mes’ele: Hind sıhhatinde "mevtimden kırk gün evvel kulum Amr âzâd olsun" deyip fevt oldukta vârisi olmayıcak beyt-ül-mâl üzerine takdim olunur mu?

Elcevap: Maraz kırk gün uzadı ise sûlüseden âzâd olmağa kavil vardır, amma külli maldan âzâd olmak esahdır, veresesi var ise dahi dahi edemezler, amma beyt-ül-mâlci asla Amrdan gayri malı olmayıp marazında i'tâk eylese dahi edemez sülüse i'tibârı verese hakkındadır. [625]
586. Mes’ele: Zeyd sıhhatinde hâkim mahzarında "maraz-i mev­timden kırk gün evvel cemî' kullarım ve cariyelerim âzâd olsun­lar ve ellerinde olan esbab ve nukûdlari kendilerin olsun" deyip hâkim-i mezbur sicil ettikten sonra Zeyd fevt olucak, kulları ve ca­riyeleri âzâd olup ellerinde olan mallar kendilerin olur mu? Elcevap: Kullar ve cariyeler cümlesi küllî maldan âzâd olurlar, amma ellerinde olan esbab ve nukûd sülüs-i maldan anların mülkü olur, "ellerinde olan malları ve esbablarıyla âzâd olsun" demekle esbab ve nukûd anların olmaz "anların olsun" demek lâzımdır. [626]
587. Mes’ele: Zeyd, Amr ile müşterek olduğu abdi âzâd eylese, Amrın hissesi dahi âzâd olmuş olur mu?

Elcevap: Muhtardır, dilerse âzâd eder, dilerse hissesin Zeyde-tazmin eder. Musir ise dilerse kul istis'â eder. [627]
588. Mes’ele: Zeyd kullarını âzâd edip fevt olucak, Terekesinden deynine vefa eder nesnesi kalmayıcak, dâinler "bize medyun iken kabul etmeziz" deyu bey'a, yâ deynlerine tuta almağa kadir olur­lar mı?

Elcevap: Olmazlar, istis'â ederler. [628]
589. Mes’ele: Zeyd Amrdan iştira ettiği cariyesi Zeynebe "ben seni satmak için almadım, eğer satacak olursam benden âzâd ol" dese sonra Zeynebi Bekre hibe eylese âzâd olur mu?

Elcevap: Bey'-i sahih ederse dahi olmaz, bey' ettiği gibi mül­künden çıkar âzâd olmağa imkân kalmaz. [629]
590. Mes’ele: Zeyd, kuluna cariyesine "istersen azat" deyip, an­lar dahi sükût edip, lâkin 'itki kabule delâlet eder bir vaz' dahi etmeseler 'ıtk vâki' olur mu?

Elcevap: Gönülden "isteriz" dedilerse olurlar, "istemeziz" de­dilerse olmaz, şimdi sorulup elbette cevap alınır, istememek ba'-îddir. [630]
591. Mes’ele: Zeyd i'tâk ettiği cariyesi Hindi kendine akd etmek istedikte, Hind-i mezbûre varmayıp, re'y-i hâkimle âhara varma­ğa kadire olur mu?

Elcevap: Olur, amma Zeyde nikâhla varmak üzere i'tâk et­tiyse, kıymetin Zeyd bîkusûr Hindden alır. [631]
592. Mes’ele: Zeyde, Amrın kulu "altmış filorim vardır" deyu gösterip "beni kendi akçamla al" deyip "âzâd eyle" dese, müslümanlar mahzarında Zeyd dahi akça almadan mezkûr kulu alıp âzâd ettikten sonra, Zeyd altının istedikte inad edip vermese, meclis-i şer'a varılıp "beni akçam ile al âzâd eyle" dediğine hâkim hükm eylese akça vermemeğe kadir olur mu?

Elcevap: "Beni akçam ile al âzâd eyle" dedikten sonra Zeyd' kendi akçasıyla alıp ama kulun bahasına verdiği kadar filori üze­rine âzâd ettiyse kadir olmaz, elbette vermek lâzımdır. [632]
593. Mes’ele: Zeydin kulu Amr, Zeyde "benim îtâk-nâmemi ver, mademki hayatta olasın cemî' kesbim senin olsun, eğer ihanetim zahir olursa geri bey'im caiz olsun" deyip Zeyd eline itâknâmesin verip, sonra Amrın hıyaneti zahir olsa, Zeyd Amrı bey'a kadir olur mu?

Elcevap: Olmaz. [633]
594. Mes’ele: Zeydin Amrdan iştira ettiği cariyeyi ba'zı kimse "filân yerde Bekrin kızıdır, hürret-ül-asldır" deyu şehâdet edip, hâkim dahi hürriyetine hükm ettikten sonra, mezbûrlar dönüp "biz şehâdetimizde kâzib idik, Bekrin kızı değildir" demekle hâ­kim yine rıkka idüğüne hükm eylese şer'an nafiz olur mu?

Elcevap: Olmaz. Zeydin Amra verdiği semene zâmin olur­lar. [634]
595. Mes’ele: Zeyd kulu Amr, 'ıtk da'vâsın edip beyyine ikâmet eylese, 'ıtkına hükm olunduktan sonra Amr beyyine-i mezbûre kâzibe idüğüne ikrar edicek Amr âzâd olmuş olur mu?

Elcevap: Olur, ‘ıtk mukarrer olur, hürriyet nakza kabil de­ğildir. [635]
596. Mes’ele: Zeyd ile kulu Amr dâr-ül-harbde esir olup, Zeyd ha­lâs olup, ba'dehu Amr da kaçıp yine dâr-i İslama geldikten sonra, Zeyd Amrı mülkiyet üzre tasarrufa kadir olur mu?

Elcevap: Olur, amma ba'zı eimme katında âzâd olur, hâkim anlar kavli ile 'ıtkına hükm etmeğe kadirdir. [636]
597. Mes’ele: Zeyd, Amrın âzâdsız kul idüğün emîn-i beyt-ül-mâle dedikten sonra, âzâdsız kul idüğün isbat edivermemek ile Zeyde nesne lâzım olur mu?

Elcevap: Kizbi için hâkim ta'zîre kadirdir. [637]
598. Mes’ele: Zeyd Amrı "kulumuzdur" deyu tutup, Amr inkâr edip, Zeyd isbâta kadir olmasa, Zeydin elinden halâsa kadir olur mu?

Elcevap: Olur, yemini ile, dâr-i İslâmda asıl hürriyettir. [638]


Eser: Ebu Suud Fetvaları

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Suud Fetvaları

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler