II. Şahitlik


635. Mes’ele: Abd-i memlûkün ikrarı şer'an i'tibar olunur mu?

Elcevap: Me'zûn olmayıcak mala ikrarı mu'teber değildir, kı­sas ve kat'-i yed îcâb eden katl-i 'amde ve sirkaya ikrarı muteber­dir. [676]
636. Mes’ele: Bir hususta bir kimse hem müdde'î hem şâhid ol­mak caiz olur mu?

Elcevap: Hukûk-ullahtan değil ise olmaz. [677]
637. Mes’ele: Tevatür mertebesi kaç kimse sözüyle hâsıl olur?

Elcevap: Aded-i mu'ayyen yoktur. Hemen kizb üzerine itti­fakı âdeten mümkün olmayacak miktarı âdem olmak gerektir. [678]
638. Mes’ele: Şâhid ağzından şehâdet ne asıl mahalde caizdir?

Elcevap: Asıl şahidin mevt sebebi ile, yâ maraz ile, yâ üç günlük dahi ziyâde mesafe olmakla müte'azzir olan mahalde ca­izdir. [679]
639. Mes’ele: Bir kimse ahar şehirde sakin olan kimsenin üze­rinde şu miktar deyn vardır deyu kâdîler önünde gâibâne beyyine ikâmet edip ahar şehir hâkimine nakl-i şehâdet almak şer'an ma'hûddur. Lâkin bu iki şehrin arası ne miktar olmak gerektir, meşâyıh ihtilâf eylemişlerdir. Muhtar budur ki üç günlük ola eksik olmaya, eğerçi ba'zı meşâyıh dahi eksik tecvîz etmişlerdir. Bu hususta üç günlükten eksik kudât şehâdet kabul etmekten men' buyurulmak, sedd-i bâb-i tezvire münâsip fehm olunup, âstâne-i s a'âdete arz olundu.

Elcevap: "Üç günlük mesafeden eksik nakl-i şehâdet istimâ' olunmaya" deyu emr olundu. [680]
640. Mes’ele: Zeyd, Amrın bir kaziyesine şehâdet etse, ba'dehu rücû' edip "ettiğim şehâdette kâzibim" dese, bu surette Zeydin mu­kaddema ettiği şehâdet şer'an sahîha olur mu?

Elcevap: Henüz hükm olunmadı ise kabul olunmaz. Olunup hak ele verildi ise, nısfı Zeyde tazmin olunur. [681]
641. Mes’ele: Zeydin üzerine şehâdet eden kimseler, Zeyd "maslahatsız huzura varır" deyu şehâdetlerini redde kadir olur mu?

Elcevap: Olur filvaki' maslahatı olmayıcak mülâzemet eden âdil olmaz. [682]
642. Mes’ele: Bir karye halkı namaz için mescide cem' oldukla­rında, Zeyd-i kâdî nişane ile varıp Anın şer'a da'vet ettikte, Amr âlet-i harb ile Zeydi kati edip, inkâr eylese, karye-i mezbûre ehlin­den orada hâzır olanların şehâdetleri makbule olur mu?

Elcevap: Mahall-i katil memlûk ise mâlikten kalanımın şehâdeti makbuledir, ve illâ karye ehlinin şehâdeti kabul olunmaz. Gayri karyeden orada hâzır kimse var idi ise anın şehâdeti ka­bul olunur. [683]
643. Mes’ele: Zeyd avreti talâkına şart edip, şart muhakkak olup, avreti boş olduğun bilip üç ay sükût ettikten sonra şehâdet eden şâhidlerin şehâdetleri ile talâka hüküm şer'î midir?

Elcevap: Nafizdir, tağyir olunmaz. [684]
644. Mes’ele: Zeyd-i nâib, niyabet etmemeğe talâk-i selâseye şart edip, ba'dehu yine niyabet eylese, müslümanlar Zeyde "niyabet etmemeğe talâk-i selâseye şart eyledi idi" deyu şehâdet eyleseler, kâdî "zaman mürur etti" deyu şehâdetlerin istimâ' etmemeğe kadir olur mu?

Elcevap: Yemin ettiğini ve şart vuku' bulduğunu ve avreti mu'âşeret ve izdivaç ettiğini görüp bilip sükût ettiler ise, fâsık ol­muş olurlar, şehâdetleri kabul olunmaz. [685]
645. Mes’ele: Şühûd, salâtta ve istikâmette ne mertebe gerektir ki âdil demek caiz ola?

Elcevap: Ekalli bu ki, kavlen ve fi'len haramdan ictinâb üzere ola. [686]
646. Mes’ele: Şâhid ne veçhile olmak gerektir ki şehâdeti kabût oluna?

Elcevap: Kebâirden ictinâb edip, ve sagâire musir olmayıp, hayrı şerrine galip olmak gerektir. [687]
647. Mes’ele: Zeyd, Amr’ın üzerine karzdan iki bin filori da'vâ edip ve şühûd ikâmet ettikte, Arar şâhidlere, salâtın ferâizin ve ve vâcibâtın ve sair erkânın sorup, bilmemişler iken, kâdî "şahidler ümmîlerdir bunlar bilmek lâzım değil" deyu meblâğ-ı merku­mu Zeyde Amrdan hükm eylese nafiz olur mu?

Elcevap: Vâkı'â ümmîler ve sâlihler ve musallîler olup, salâ­tın ef’âlin tamam yerli yerince ri'âyet edip, lâkin zikr olunan ıs­tılahı ta'bir edemezler ise, olur ve illâ olmaz. [688]
648. Mes’ele: Raks edip, devran ile zikrullah edip "helâldir" di­yen kimselerin şehâdeti makbule olur mu?

Elcevap: Mu'tâdı ise olmaz. ittifak bir hal âtız olup, kendi­ni bilmez olup etti ise âdil olucak olur. [689]
649. Mes’ele: Çalgılı düğüne varıp ta'âm eki eden kimsenin şehâ­deti makbul olur mu?

Elcevap: 'Âdil olmayanın olmaz, [690]
650. Mes’ele: Salâtın ferâizin ve vâcibâtın ve sünnetin bilmeyip, ve namazı alaca kılıp, gammazlık edip, Kunutu ve bedelini bil­meyip, pazarda ta'âm eki edip ve bi-1-cümle kat'â adaleti olmayan Zeydin şehâdeti makbule olur mu?

Elcevap: Olmaz. [691]
651. Mes’ele: Zeyd, cum'a günü cum'a namazına varmayıp bey' ü şirâda olsa şehâdeti makbul olur mu?

Elcevap: 'Âdile olmayıcak olmaz. [692]
652. Mes’ele: Tavla ve satranç oynayanların şehâdeti şer'an mes-mû'a ve makbule olur mu?

Elcevap: Tavla oynayanın makbul değildir. Satranç mâni olmaz, meğer öcile oynaya yahud ana iştigalle ferâiz fevt ola, yahud yalan yere yemin eyleye. [693]


Eser: Ebu Suud Fetvaları

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Suud Fetvaları

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler