III. Kötüler


675. Mes’ele: Zeyd bir kasaba halkının muhtaçlarına karz akça 'verdiği zamanda, ba'zı esbabı zikrinden iki üç bahasına ziyâdeye müeccelen bey' edip, karz deyu verdiği akçaya bu tarikle onbeş dahi ziyâde fâide etirse, ve karz verdiği zamanda filori altmış akça hesâbınca verip aldığı vakit elliyedi üzerine alıp, bu tarikle beş bin akça üç yıl içinde yirmi bin akça eyleyip, halk dahi deynlerini edadan âcizler olup, bir miktar zaman te'cil için her ne der­se razı olmadıklarında yeriyle mülk evleri ve esbabları ve bağları ellerinden gidip, halkı fukara kılmağa bu veçhile sebeb olsa, ve dahi her sene zekât deyu bir miktar akça ihraç edip, kasabanın imamlarına ve hîn-i zarurette şehâdete yarar kimselerine tevzi' etmekle, tahsil için edinip, fukara hukukunu üzerinden talep et­meğe kadir olamasalar, dahi kimselerin davasını uhdesine alıp husûmete vekil olmak ile hukûk-i fukara zayi' olup, ekser halk maslahatlarında kâdîden ana ekser mürâca'at eyleseler, bu ma­kûle şahsın alıvâli nicedir ve ettiği mu'âmelât şer'-i serîf mûcebince nicedir?

Elcevap: Karz-i inzimamı ile olan mubâya'ât cemî'an fâsiddir. Müşteriler aldıkları esbabın değer bahasından ziyade verdik­lerini bîkusûr yine alırlar, ve te'cü etmek için eksiğe bey' ettikleri evlerini ve bağlarını alırlar, akidleri fâsiddir. Bunun gibi ekl-i suht olan kimselerin zekâtını alan eimmenin imameti ve şehâdeti ka­bul olmaz. Tafsîl-i mezbûr vâki' ise şahs-ı mezkûru hâkim, ta'zîr-i şedîd ettikten sonra, tevbe ve salâhı zahir olunca zindandan çıkarıl­mamak lâzımdır. Maddelerinin biri budur nefyi lâzımdır. [717]
676. Mes’ele: Bir kasaba halkına tezvir ve telbîs ve hile ta'lîm eden Zeyde ne lâzım olur?

Elcevap: Ta'zîr ve habs olunur. [718]
677. Mes’ele: Dâima güft ü gûyla müslümanları rencide eden ehl-i da'te, şer'an ne lâzım olur?

Elcevap: Hâkim ia'zır-i şedîd ile ıslâh edip, müslümanlardan şerrin def etmek gerektir. [719]
678. Mes’ele: Tezvir ve şekavet ile meşhur olan Zeydin, sâkin olduğu şehri halkı, Zeydin fesadından âciz olup, şehirden sürülme­sin istediklerinde, hâkim-ül-vakt mezburlar talebi ile şehirden sür­meğe kadir olur mu?

Elcevap: Mülkü oluncak olmaz. Ta'zîr ve habs ile şerrin def eder. Salâhı zahir ve muhakkak olmadan zindandan çıkarmamak gerektir. [720]
679. Mes’ele: Bir vilâyet sakinlerinden Zeydin kemal mertebe şir­ret ve şekavet üzere idüğüne nice kimseler şehâdet edip, isimleri sicilde kayd olunduktan sonra "vâki'-i hâl der-i devlete arz edi­verin" dedikleri ecilden, kâdîleri vâki-i hâli der-i devlete arz ettikte mezburların sorulmasına emr olucak, mezbur Zeyd gelip "kâdînin arzı vâkı'a mutabık değildir" deyu iki kâdî alıp varıp, husûs-i mezbûru teftiş (edip) sicilde olan kimselerin ba'zısı şehâdet edip, ba'zıları havf edip şehâdet eylemeyip, ve zeylinde olan kimseler da­hi sicilde olan cemîan husûh-i mezbûra şehâdet etmişlerdir. Vâki'-i hâl budur. Vecihleri ile kâdînin arzı vâkı'a mutabık olur mu?

Elcevap: Olur, mahall-i istifsar değildir. Bir şeririn şerrin­den havf edip ketm-î şehâdet ile Hak te'âlâ hazretinin 'ikâbından havf etmeyenlerin şehâdetlerine i'tibar yoktur. [721]
680. Mes’ele: Bir vakıf dükkânı istîcâr edip sakin olan altı nefer kimsenin içlerinden Zeyd, her birine söğüp incittiği için şâkir ol­madıkları ile, mezbûr Zeydi mezkûr dükkândan gidermeğe kadir olur mu?

Elcevap: Re'y-i mütevelli ile olur. [722]
681. Mes’ele: Zeyd ba'zı hatunların yollarına gelip, nâ-meşrû' kelimât edip değmek istedikte, ba'zı kimseler yolda geçerlerken, Zey­din ef âlini ve akvâlini görüp şehâdet eyleseler, şer'an makbule olur mu?

Elcevap: Olur 'âdiller ise. [723]
682. Mes’ele: Zeydin atının kuyruğun ve saçın kesen Amra ne lâ­zım olur?

Elcevap: Ta'zîr-i şedîd ve tazmîn-i noksân-ı kıymet lâzım­dır. [724]
683. Mes’ele: Zeyd, câmi'-i şerîf içinde -hâşâ- duvarına tükürse, şer'an ne lâzım olur?

Elcevap: Ta'zîre müstehak olur. [725]
684. Mes’ele: Zeyd Amra "senin gibi herifi ağaçtan yaparım" de­se ne lâzım gelir?

Elcevap: Ta'zîr lâzım olur. [726]
685. Mes’ele: Pâdişâh kulu olan Zeyde "orospunun kâfiri" diyen Amra ne lâzım olur?

Elcevap: Muhkem ta'zîr lâzımdır, müslime kâfir dediği için îzâfet mu'teber değildir. [727]
686. Mes’ele: Zeyd-i mu'allim, şakirdi Amr-i emredi babası izin­siz ahar vilâyete alıp gitse, şer'an Zeyde ne lâzım olur?

Elcevap: Ta'zîr lâzım olur. [728]


Eser: Ebu Suud Fetvaları

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Suud Fetvaları

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler