C. Fa'îli Meçhul Katilde Diyet


759. Mes’ele: Ahar yerde, Zeyd 'arak içip, evine gelirken Amr’ın evi kurbunda fevt olup, eser-i cerahati olmayıp kay etmiş olsa. Amra diyet lâzım olur mu?

Elcevap: Olmaz. [807]

Bu Surette: "Zeyd filân yerde 'arak içip yola çıktı" deyu ge-hâdet olunsa, makbule olur mu?

Elcevap: Şehâdete dahi hacet yoktur, ol asıl keîbin diyeti ol­maz, kendi kendini kati etmiştir. [808]
760. Mes’ele: Dört köyün ehli döğüşüp, içlerinden Amra çomak dokunup ölse, darb eden ma'lûm olmayıcak, Amr’ın demi şer'an kime lâzım olur?

Elcevap: Akrab olan köyün ehline lâzım olur. Amma cem'iyette bile olan ba'îd köylerin ehlinin şehadetleri kabul olunur, âdil­ler olucak. [809]
761. Mes’ele: Müste'cirler evlerinde iken, gece ile, câmi'e vakıf dükkânlarda maktul bulunsa, hükm-i şer'-i şerîf nedir?

Elcevap: Dükkânlar cemî'an vakf-ı cami olup, asla kimse­nin mülkü olmayıp, avaz ere mahalde mahalle olmayıcak beyt-ul-mâle lâzımdır. [810]
762. Mes’ele: Zeyd bir yolun ortasında mecrûhen maktul bulun­sa veresesi, civarında olan karye ahâlîsine "katili bulun yahud diyetin verin" deyicek, ehl-i karye de "tarîk-i 'âm üzerine bulun­muştur, diyeti beyt-ül-mâle düşer" dediklerinde, verese-i Zeyd "Pâ­dişâh gece geldiği tarîk-i 'âm değildir" deyip, diyetin ehl-i kar­yeden talep edip almağa kadir olur mu?

Elcevap: Pâdişâh geçmese dahi akrab olan karye ehlinden alırlar. Diyet beyt-ül-mâle düşmek kuradan ba'îd yollarda olur. [811]
763. Mes’ele: Bir katil hususunda istiftâ olundukta, cevâb-i şerifte "ba'îd mevzî'de kati olunucak diyet lâzım gelmez" deyu buyurulmuş, ba'id mevzi' nedir?

Elcevap: Kuraya avaz işitilmediğinden gayri, mahaîl-i kati tarîk-i 'âm olmayıp ve arz-ı mîrî olmayıp ve ehl-i kuranın mer'âların olmamak gerektir ki asla kimseye diyet lâzım gelmeye. Şöy­le ki, tarîk-i âm ola yahud arz-i mîrî ola yahud ehl-i karyenin mer­aları ola avaz işitîlmeyicek diyet beyt-ül-mâle düşer. [812]
764. Mes’ele: Zeyd bir mağaranın içinde mecrûhen maktul bulunup, mağaranın üzerinden şiddetle nida olundukta karyeye avaz işidilir yerde olsa, mezbûre karye ahâlîsine diyet lâzım olur mu?

Elcevap: Olur. [813]
765. Mes’ele: Bir kasaba kurbunda Zeyd maktul bulunup katili ma'lûm olmayıp, âvâz cümle kasabaya işidilir olsa. Diyeti cümle kasaba ahâlîsine mi lâzım olur, yoksa ol tarafta olan mahalle eh­line mi?

Elcevap: Kurbunun ehline lâzım olur. [814]
766. Mes’ele: Zeyd bir karye ortasında tüfek atarken, tüfek dönüp helak edicek, ehl-i karyeye şer'an diyet lâzım olur mu?

Elcevap: Olmaz. [815]
767. Mes’ele: "Tâife-i kefere icâre ile tasarruf ettikleri meyha­nelerde katil vâki' olup, katil bilinmeyicek", ve "sancak beyi su-başıları zencir ile mahbûs ile bir karyeye gelip, cebr ile bir evde konup, sahibini çıkarıp, gece ile mahbûsların ba'zı ol evde maslûb yâhud maktul bulunup, eden ma'lûm olmayıcak diyet kime düşer" deyu çok istifsar olunur. Bunun gibilerde İmam-ı A'zam katın­da "ol mevzi" mühlik ise diyet mâlikine düşer, vakıf ise vakıf cani­bine düşer". İmam Ebû Yûsuf katında "tasarruf edene düşer, hat­tâ konuk konduğu evde maktul bulunup, kâtü bilinmeyicek, ev müstakillen konuk elinde olup sahibi bile sakin olmayıcak, sa­hibine diyet ve kasâme lâzım olmaz". Bu makûlelerde mülk sa­hibinin ve vakıf canibinin 'alâkası olmayıp ahar yerde, lâkin diyet onlara tahmil olunup, İmâm-ı A'zam kavli ile 'amel olunup, mu­tasarrıf olanların hıfzında taksîrât ve müsâhelelerine mü'eddî olup, imam Ebû Yûsuf kavli ile 'amel olunup diyet mutasarrıf olanlara tahmil olunmak hıfzda ve hirâsette ziyâde ihtimamlarına bâis, def'-i fesada enseb görülüp, 'atebe-i 'ulyâya arz kılındı.
Elcevap: Bu hususta "hazret-i imam Ebû Yûsuf havli ile amel oluna" deyu ferman olundu. Ebussu'ûd, sene 957.[816]


Eser: Ebu Suud Fetvaları

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Suud Fetvaları

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler