21- MÜSTE'CİRE TESLİM EDİLMESİ GEREKMİYEN İCARE

Bir adam, terziye, bir elbiseyi dikmesi için verir; terzi de onu biçtiği halde, dikmeden Ölürse, İmâm Ebu Süleyman: "Ona, biçme ücreti verilir." buyurmuştur.

Sahih olan da budur. Zahîriyye'de de böyledir.

Kâdî Fahrü'd-dîn: "Fetva bunun üzerinedir." buyurmuştur. Küb-râ'da da böyledir.

İmâm Ebû Yûsuf (R.A.) şöyle buyurmuştur:

Bir kimse, bir hayvan icarlayıp, onunla, gideceği yere kadar gider vt söylediği yere kadar da ona bindikten sonra onu geri verir ve onunla yim evine gider, bilahare de vaz geçip, geri verirse, gittiği yer hesap edilir vt ona göre icarı verir.

İmâm Semâa'nın Nevâdiri'nde, İmâm Muhammed (R.A.)'ir şöyle buyurduğu nakledilmiştir:

Bir terzi, birinin elbisesini bir ücretle diker ve onu sahibi teslin almadan önce, başka birisi geri sökerse, bu durumda terziye ücre verilmez. Aynı terzi, onu tekrar dikmek, için de cebredilmez.

Eğer önceki akid ile cebredüirse, bu durumda o akid işin tamam lanmasıyle sona ermiştir.

Şayet, bu elbiseyi terzi kendisi sökmüşse, yeniden dikmesi gerekir Çünkü terzi, elbiseyi sökmekle, o işi yapmamış gibi olmuştur.

Keza, iskâf'm ( = baş örtüsü diken) şahsın durumu da böyledir. Kervancı da, böylece bir yükü alır; yerine götürmeyip, aynı yer bırakırsa, ona ücret ödenmez.

Fetvalar da böylece zikredilmiştir. "Cebredilir." denilmemiştir.

Fakat, uygun olanı'—gemi mes'elesinde olduğu gibi— cebredilme-sidir.

Keza, bir gemici, yiyecek maddesini yükletip, belirli bir yere giderken, rüzgar gemiyi önceki yere geri getirirse, bu durumda da gemi­ciye ücret verilmez. Çünkü, iş yerini bulmamıştır.

Şayet gemici, artık o yükü taşımak istemezse, cebredilir.

Şayet, mal sahibinin dönen gemiden malını almaya gücü yetmezse, gemici, onun gücünün yeteceği yere kadar götürür ve ecr-i mislini alır.

Şayet gemiyi rüzgar geri getirince, mal sahibi: "Senin gemin gerekmez; ben başka gemi kiralayacağım." derse buna hakkı vardır.

Bunu, Hişâm rivayet etmiştir. Zehıyre'de de böyledir.

Bir adam, belirli bir yere gitmek üzere, bir katır kiralayıp, ona binerek, yolun bir kısmını gittikten sonra, katır sert başlılık (huysuzluk) yaptığından, adam geri dönerse, bindiği kadarının ücretini verir.

Eğer müste'cir, kadıya: "Katır sahibi bana geldi ve bana katırı icarladığım yere götürmemi söyledi." derse, ona: "Gideceğin yere kadar git; icarını ver." denilir. Muhıyt'te de böyledir.

Bu şahıs, ailesi fertlerini getirmek için icarlar; onlardan da bazıları Ölmüş   olur   ve   geride   kalanları   getirirse,    Fakiyh   Ebû   Ca'fer el-Hindııvânî: "Eğer efradın ailesi belirli ise, ona göre de icare yapmışsa, bu böyledir değilse, ücretin tamamını öder." demiştir. Tebyîn, Kâfî ve Hidâye'de de böyledir.

Gitmiş olduğu halde, onların hiç birini icarladığı hayvana bin-dirmese bir şey gerekmez. Tatarhâniyye'de de böyledir.

Bir kimse, mektuplarını,filan şahsa götürmek ve cevabını alıp getirmek üzere, bir adam icarlar; bu adam gider ve o adamı ölmüş bulur ve mektupları oraya bırakarak veya yırtarak geri dönerse, alimlerin kavillerine göre, onu tutan şahıs, yalnız götürme kirası öder.

Bazıları da: Eğer kitapları yırttıysa, bir fayda temin edilmediği için, icar gerekmez. Eğer orda bıraktı, sonra da ölen şahsın varisleri o kitap­lardan faydalandılarsa, —yırtmanın hilafına— burada garaz hasıl olmuş demektir." demişlerdir. Fetâvâyi Kâdfhân'da da böyledir.

Bir adam, mektuplarını Basra'ya götürmek ve cevabını getirmek üzere, bir adamı kiralar; bu adam oraya kadar gider ve mektupları vereceği şahıs ölmüş olduğundan, mektupları geri getirirse, İmâm Ebû Hantfe (R.A.) ile İmâm Ebû Yûsuf (R.A.)'a göre ücret yoktur.

İmâm Mııhammed (R.A.) ise: Gitme ücreti vardır." buyurmuştur. Şayet kitapları geri getirmez ve o adamın varislerine veya vasisine verirse, bi'l-icma tam ücret gerekir.

Şayet, o adamı bulamazsa ne olur?

Bu söylenmemiştir.

Mektuplar orda bırakılıp, geri dönülür.

Bu hususta, alimlerimiz arasında ihtilaf vardır.

Bu ihtilaflardan bir kısmını zikrettik.

Alimlerden bir kısmı: "Gidiş ücreti verilir." demişlerdir.

Bu, geri gelmeyi de şart koşarsa, böyledir.

Şayet geri gelmeyi şart koşmazsa bu durumun cevabı, kitabda zik-redilmemiştir.

Biz: "Şart koşulmamış ve kitaplar orda bırakılmış; sonra da o mektuplar adamın eline geçmiş (yok iken var olmuş) veya varisinin eline ulaşmış ve o adam ölmüşse, ecir tam olarak ödenir." deriz.

Keza, adamı bulmuş ve ona vermiş; o da okumadan, cevabsız olarak geri vermişse, tam ücret gerekir. Çünkü vüs'at mevcuttur.

Eğer adamı bulamamış veya bulmuş da mektubu ona vermemiş ve geri getirip, sahibine vermişse, kendisine ecir (= ücret) yoktur, imâm Muhammed (R.A.): "Gitme ücreti vardır." buyurmuştur.

Mektubu orda unutmuşsa, bi'l-icma gitme ecri de yoktur. Hulasa'da da böyledir.

Âlimler, bi'l-icma şöyle demişlerdir:

Bir kimse, filan adama götürmek üzere, kendisine verilen mektubu götürmezse,  ona ücret yoktur.  Bu,  cevabım getirmek şartı olursa, böyledir.

o şahıs, bu mektubu başkasına verir ve o da gidip cevabını getirirse, ücreti tam ödenir. Muhıyt'te de böyledir.

Bir adam, mektubunu Bağdad'da birine vermek üzere, bir adamı icarlar; bu adam gittiği halde, onu ölmüş olarak veya yok olarak bulur ve mektubu, onun varislerine bırakırsa, bu durumlarda bu adama, tam ücret gerekir.

Bu, bi'I-icma böyledir. Suğra'da da böyledir.

Ecir  (=   ücretli)  ücretini,  gönderilenden  değil  de,  gönderen şahıstan alır. Muhiyt'te de böyledir.

Alimler, şunun üzerinde ittifak etmişlerdir:

Bir adam, diğerini, bir yiyecek maddesini, Bağdad'da filan şahsa götürmek için icarlar; bu adam da gittiği halde, o şahsı bulamaz veya bulur fakat yiyeceği ona vermeyip geri getirirse, ona ücret yoktur. Zehıyre'de de böyledir.

Hişam, İmânı Muhammed (R.A.)'in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir:

Bir adam, bir yere gitmek üzere bir gemi icarlar; onu yükletir ve, gidip gelmesini şart koşar; gemici gemisiyle gider; fakat onun dediği yeri bulamayıp, geri gelirse bu durumda geminin gitme kirası verilir.

Şayet gemiciye: "Senden gemini filan yerden, buraya kadar yü­kümü taşımaküzre, şu kadar ücretle kiraladım." der; fakat adam orada o yükü bulamazsa, ona kiradan bir şey yoktur. Serahsf nin Muhıytı'nde de böyledir.

Bir adam, bulunduğu yere, başka bir beldeden yük taşıması için, hayvanlar icarladığında, hayvanların sahibi: "Oraya gittim; fakat, yükü bulamadım." der ve onun gittiğine, onu kiralayan zat inanırsa, ona gitme kirasını öder.

Mecmûıi'n-Nevâzil'de şöyle zikredilmiştir:

Bir adam Bağdat'dan Medâin'e gitmek ve oradan bu hayvanın bir yük yükleyerek gelmek için bir hayvan kiralar; Medâîn'de de istediği yükü bulamazsa, gitme icarının verilmesi gerekir.

Şayet Medâin'den yük yüklemek üzre icarladığı halde, sözleşme yerinden icarlamasa idi; ücret gerekmeyecekti. Kerderî'nin Vecizi'nde de böyledir.

Bir kime, bir kuyudan ot veya yiyecek taşımak üzere, bir adam icarlayıp, ücretini de belirtir; bu adam da gider ve oraa« oir şey bulamazsa, ücret, gitmesi, yük taşıması ve geri dönmesine taksim edilir gitmesi kadarına ücret gerekir. Zira gitmek müste'cir içindir.

Bu, kuyunun adım, yerini söylediği zaman böyledir. Eğer, söyle memişse, gidişinin ecr-i misline nazar edilir. Verilecek ücret ondan fazi; olmaz. Yani gitme hissesi, ecr-i misilden fazla olmaz. Kübrâ'da di böyledir.

Fadlî'nin Fetvâları'nda şöyle zikredilmiştir:

Bir adam, şehirde değirmenden un getirmek üzere veya bir köydeı buğday getirmek için, bir hayvan icarlayıp orayada gitti ve buğday öğütülmüş olarak bulamadı veya köyde buğdayı bulamadı; şehre ger döndü; duruma bakılır: Eğer: "Bu hayvanı, senden şu yere kadar icar ladım; değirmenden un getireceğim." demişse; ücretin yarısını ödemes gerekir. Fakat: "Bu hayvanı, senden bir dirheme icarladım; tak değirmenden, buraya un getireyim." demişse; bu durumda gitme ücret de ödemez. Muhiyt'te de böyledir.

Bir adam, diğerini, "filan yere gitmek ve filan şahsı kendisim davet etmek üzere", bir ücretle yollar; adam da oraya kadar gittiğ halde,, o adamı bulamazsa, bu durumda ona, söylenilen ücret ödenir Hızânetü'l-Müftîn'de de böyledir.
En doğrusunu bilen Allah'u Teâlâ'dır. [40]


Eser: Fetvayı Hindiye

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Fetvayı Hindiye

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler