Babanın Ölümünden Sonra, Oğlunun, Onun Borcunu Ödemesi

Filan adâmm, şu oğlanın babası üzerinde, şu kadar hak, vacip ve —ödenmesi—lazım olan alacağı vardır. Bu oğlanın babası öldü; onun şu kadar dirhemi veya şu kadar arazisi mirası olarak oğluna kaldı. Bu mîras, ölen babanın borcundan daha fazla olunca; oğlan o malın tamamından, babasının borcunu, alacaklısına, tazmin eder. (= öder.) Bu tazminat, sahih ve caizdir. Filan da, (alacaklı da) bu­nu şifahen kabul eylemiştir ve o mal, alacağının yerine, tazminat ola­rak filanın olmuştur. Artık, o malı vermekten kaçınmak doğru ol­maz. Alacaklı, ne zaman isterse o zaman alır. Tazminatı bozmaya hüccet de yoktur. Nefislerine karşı şehâdette bulunurlar.

Biz "elinde olan tereke" diye yazdık. Çünkü, İmâm Ebû Hanîfe (R.A.), şöyle buyuruyor: Ölen zat, bir şey terketmez ve onun yeri­ne, başka bir insan, onun borcunu öderse; bu caiz olmaz.
Şayet ölen şahıs mîras bırakmazsa; şöyle yazılır: Filan Öldü; ge­ride bir şey bırakmadı. Oğlu, onun zimmetinden kurtulmak için, hak­kına riâyeten kendi malından tazminatta bulundu. Hâkim de, bunun cevazına hükmeyledi. Müslümanlar arasında bu kefalet sahih oldu ve tazminat gerekti. Yazı da böylece tamamlandı. [167]


Eser: Fetvayı Hindiye

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Fetvayı Hindiye

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler