Havale Eden Kimsenin, Havale Olunan Şahısta Malı Olunca Yapacağı Mukayyed Havalenin Kaydı

Havale eden kimsenin, kendisine havale olunan kimsede malı (alacağı) olursa; bu durumda mukayyed olarak havale yapar ve bu havale şöyle kaydedilir;

Filanın, filanda şu kadar ve filanın da, filanda şu kadar malı vardı. Ona havale eyledi. O da havaleyi kabul eyledi.

Şayet asıl borçlunun beraatı şartıyla kefil olursa; bize göre, bu da bir havaledir.

Borç, senedli ve tarihli olur ve orada da "sahih sebeble, vacip borçtur."  diye yazılmış bulunursa; bu bir ikrar olur.

Eğer borç, satılan bir şeyin bedeli veya bir şeyin tazminatı ya­hut başka bir sebeble olmuş bir borç ise böylece sabit ve zahir olur.

Şayet havale va'deli olursa, şöyle yazılır: "Havale eden beri ol­du ve bu mal, ondan sakıt oldu. Bu mal, kendisi için havale edilen şahsın oldu. Kendisi için havale edilen şahısla, kendi üzerine havale olunun şahıs, borcu bir ay te'cil eylediler ve mühlet verdiler; bu za­man geçtikten sonra, alacaklı nasıl dilerse ve ne zaman isterse taleb-de bulunur. Artık ondan imtina yokdur. Malın tamamını öder.
Eğer acz zamanı, havale edene dönmeyi şart koşarlarsa; o da şöyle yazılır: bu mal, kendisine havale yapılan şahsa ulaşmaz ve üze­rine havale yapılan şahıs onu ödemekten —ölümü, kaybolması,— bunaması veya iflas etmesi yahut inatlaşıp vermemesiyle veya inkâr etmesi sebebiyle aciz olursa; bu havale, havale edene döner ve ala­caklı ondan talep eder. Muhıyt'te de böyledir. [170]


Eser: Fetvayı Hindiye

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Fetvayı Hindiye

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler