29- Bir Vârisin, Borçludan, Alacağı Aldığını İkrar Etmesi

Bu ikrar şöyle yazılır:

Filan, isteyerek şöyle ikrar eyledi:

Babası filan vefat eyledi. Onun da, filanda, şu kadar dirhem hak, vacip ve lâzım alacağı vardı. Babanın ölümüyle, o, oğluna mî­ras kaldı. Ondan başka da vârisi yoktur. Borçlu, borcunu tamamen ödedi ve ondan beraat eyledi. Bu ikrarı, filanda yüz yüze (şifahi ola­rak) kabul eyledi.

Şayet bu ikrar, kendisine vasiyet olunan şahıs tarafından yapıl­mış olsaydı; o da, şöyle yazılırdı:
Filan şöyle ikrar eyledi: Filan, hayatta ve aklı başında, ikrarı caiz, tasarrufâtı nafiz iken, ölümünden sonra bütün terekesini vasi­yet eyledi. Onun vârisi yoktur. Akrabası ve ailesi yani hiç bir vârisi yoktur. Vasî terekeyi, istediği gibi, istediği yerde, istediği kimseye verebilecektir. Bu meyanda, şer'î hüccetle filan adama, şu kadar va­cip, hak, lâzım borcu olduğu meydana çıktı. Ve alacaklı talepte bu­lundu. Vasî o malın tamamını ona verir; ikrar eden de onu ondan tamamen alır. Yazı da sonuna kadar yazılarak tamamlanır. En doğ­rusunu, ancak AUahu Teâlâ bilir. [278]


Eser: Fetvayı Hindiye

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Fetvayı Hindiye

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler