Âfete Maruz Kalan Öşür Arazisi

Öşür arazisinde, helak, hasaddan Önce vuku bulursa, öşür sakıt olur.

Öşür arazisinde, helak, hasaddan sonra meydana gelmiş ve arazi sahibinin nasibine zarar vermişse; öşür sakıt olur; aksi takdirde, öşür düşmez. Ve, arazi sahibinin zimmetinde kalır.

Harâc arazisinde, harâc, harâc-ı mukâseme ise; bu durumda, bu arazi de, öşür arazisi gibidir. Çünkü, bunda da,T haracın, çıkan mah­sûlden alınması icâbetmektedir. Çıkan mahsulün tamamının helak olması hâlinde, öşür, ancak, ehli (o yerin halkı) arasında harcanır.

Şayet, mahsulün çoğu zayi olur da, bir kısmı kalırsa; bu geride kalana bakılır: Eğer iki ölçek ve iki dirhem miktarı kalmışsa; bir ölçek ve bir dirhemi alınır.                                     .

Şayet, haracı alınan mahsûlden, geride kalmış olanı bulunursa; harâc, sakıt olmaz. Ve, mahsulün yarisı alınır. Fetâvâyi Kâdîhan'da da böyledir,

Âlimlerimiz, şöyle demişlerdir:

Bu hususta en doğru olan şudur: Önce, adamın nafakasına bakılır; sonra da, çıkan mahsule bakılır. Önce, bu şahsın nafakası hesaba katılır; artarsa, bundan, açıkladığımız gibi öşür veya harâc, —ne ise, o— alınır. Sirâcü'l-Vehhâc'da da böyledir.

Harâc, ancak, çıkan mahsûlün helak olması ile, sakıt olur. Şayet, ziraate yetecek kadar, bir şey kalmazsa, o zaman, harâc sakıt olur.

Ancak mahsul, bu miktardan fazla kalırsa, bu durumda, harâc sakıt olmaz. Böyle, zayi olmuş bulunan, sanki, yokmuş gibi olur.

Bir âfet sebebi ile, bir bağın mahsulünün helak olması hâlinde de, durum böyledir.
Şayet, bu mahsulün, bir kısmı helak olup, bir kısmı kalmışsa ve kalan kısım da, yirmi dirheme erişir veya daha fazla olursa; bu mah­sulden, on dirhem alınması îcâbeder. Şayet, yirmi dirheme ulaşmazsa; geride kalanın yarısı alınır. Fetâvâyi Kâdîhan'da da böyledir. [101]


Eser: Fetvayı Hindiye

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Fetvayı Hindiye

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler