BEŞİNCİ MESELE:


Kur'ân'ın şer'î hükümleri ortaya koyması genel olarak küllî-lik[126] esasına dayanır; cüz'îlik ilke olarak benimsenmemiştir. Eğer cüzi (tikel) bir hüküm gelmişse, o sonuç itabarıyla yine bir külliye dayanmaktadır. Bu da ya itibar[127]yoluyla ya da aslın mânâsı[128] yo­luyla olmaktadır. Ancak husûsî bir delil ile şahsa özel olduğu belirtilmişse, bu bir istisna teşkil eder. Hz. Peygamber'e has olan bazı hükümler gibi.
İstikradan sonra buna şu husus delâlet etmektedir: Kur'ân, ço­ğu kez beyana muhtaçtır.[129]Sünnet, hacimce kabarık ve ihtiva etti­ği meselelerin çok olmasına rağmen, sonuç itibarıyla sadece Kur'ân'ın beyanı olmaktadır. Nitekim bu konunun izahı —inşal­lah— ileride gelecektir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Sana da insanlara gönderileni açıklayasm diye Kur'ân'ı indirdik[130]Hadis­te de şöyle buyurulur: "Hiç bir peygamber yoktur ki, kendisine in­sanoğlunu imana getirecek türden bir mucize verilmiş olmasın. Ba­na verilen ise, Allah'ın bana ilkâ ettiği vahiydir ve ben kıyamet gü­nünde peyga?nberler içerisinde tâbisi en çok olan olmayı ümit edi­yorum"[131]Hiç şüphesiz ki Hz. Peygamber'e verilen Kur'-an'dı; Sünnete gelince, o Kur'ân'm beyanıdır.
Durum böyle olunca, Kur'ân muhtasar olmasına rağmen cami' (kuşatıcı) olmak durumundadır. Cami' olabilmesi için de, muhteva­sının küllî (tümel) esaslar olması lâzım gelecektir. Çünkü şeriat, "Bugün size dininizi tamamladım..[132] âyeti gereğince tümünün nazil olmasıyla tamamlanmıştır: Bilindiği gibi, namaz, zekât, cihâd vb. konular bütün tafsilat ve hükümleriyle Kur'ân'da açıklanmış değildir. Bunları açıklayan sünnettir.[133] İbâdet dışında kalan nikâh, akitler, kısas, hadler... gibi konularda da durum aynıdır.
Sonra[134] biz şeriatın, manevî küllî esaslarına rücû edişine bak­tığımızda, Kur'ân'm onların tümünü içermiş olduğunu görürüz. Bunlar zarûriyyât, hâciyyât, tahsîniyyât ve bunlardan her birinin tamamlayıcı unsurları (mükemmilât) olmaktadır. Bütün bunlar da aynı şekilde açıktır.
Keza Kitap dışında kalan diğer deliller, Sünnet, İcmâ ve Kıyâs olmaktadır. Bütün bunlar delilliklerini Kitaptan almaktadırlar. Alimler, Allah Teâlâ'nın: "İnsanlar arasında Allah'ın sâna göster­diği gibi hükmedesin diye Kitab'ı sana hak olarak indirdik"[135] buy­ruğunun kıyâsı; "Peygamberin size verdiğini alın"[136]buyruğunun sünneti; "...inananların yolundan başkasına uyan kimseyi, döndü­ğü yöne döndürür ve onu cehenneme sokarız"[137] buyruğunun da icmâı içermiş olduğunu söylemişlerdir. Böylece çok önemli olan bu konu, onun genel çerçevesinin içerisine girmiş olmaktadır.[138]
Sahîh'te şöyle rivayet edilir: İbn Mesûd: "Allah, dövme yapa­na, dövme yaptırana... lanet etsin"[139] dedi. Bu Esedoğullarından bir kadına ulaştı. Ümmü Yakûb denilen bu kadın Kur'ân okuması­nı bilirdi. İbn Mesûd'a geldi ve "Bana senin falan falan kimselere lanet ettiğin ulaştı, bu neyin nesi?" diye sordu. Abdullah "Allah Rasûlünün lanet etttiği kimselere ben niye lanet etmeyecekmişim?! Bu Allah'ın kitabında var" dedi. Kadın "Ben Mushaf m iki kapağı arasında ne var ne yok hepsini okudum ve onu orada görmedim" dedi. Abdullah "Eğer sen onu gerçekten okumuş olsaydın, mutlaka bulurdun. Allah Teâlâ şöyle buyuruyor: "Peygamberin size verdiğini alın, size yasakladığını da bırakın"[140] Abdullah, Kur'ân'ı en iyi bilenlerden biridir.

Fasıl:
Buna'göre Kur'ân'dan hüküm çıkarılırken sadece onunla yeti-nilip, onun beyanı olari sünnete bakmamak doğru olmaz. Çünkü Kur'ân küllî olduğundan ve namaz, zekât, hacc, oruç ve benzeri mücmel hükümler içerdiğinden, mutlaka bunların açıklanması için araştırma yapmak zorundadır. Bunun için de tabiî ilk başvuracağı kaynak sünnet olacaktır. Eğer sünnette yeterli açıklama bulama-mışsa, o zaman selef-i sâlihin yapmış olduğu açıklamalara baka­caktır; çünkü onlar Kur'ân'ı anlama konusunda diğerlerinden daha ileri bir konumda bulunuyorlardı. Yok (konu beyana ihtiyaç göster­meyen kısımdan ise o zaman), elde edebilen kimse için Arap diline mutlak vukufiyet maksadı anlamaya yeterli olacaktır. ALlah'u a'lem! [141]


Eser: El-Muvafakat

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

El-Muvafakat

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler