İran'daki Aksiliğin Dersaadet'e Te'siri


İran'da husule gelen acı mağlubiyetlerin İstanbul'a estirdi­ği havayı, İsmail Hakkı üzunçarşılı merhum şöyle diie getir-mekde: "...İran cephesinde elde edilen başarılar dolaysıyia Damad İbrahim Paşa meclisine müdavim şâirler vücuda ge­tirdikleri kasidelerle 3. Ahmed'i ve Damad Nevşehirli İbra­him Paşa'yi göklere çıkarıyorlardı; bu hâl, 1136/1723'den, 1143/1730 yılına kadar devam edebildi.."
Devletin bütün ipleri tam selahiyetie Damad Nevşehirli İb­rahim Paşa da olmakla beraber, ortada görülen idare adetâ bir damadlar kabinesi teşkil etmekteydi. İbrahim Paşa ve oğ­lu Mehmed Paşa ile yeğenleri Ali ve Mustafa Paşalar 3. Ah-med'in damadı olup, Kapdan~ı Derya Kaymak Mustafa Paşa ve kethüdası Mehmed Paşa da, Damad Nevşehirli İbrahim Paşa'nın damadları idüer. Bu kadronun tabiiki muhalifSeri vardı ve artık faaliyete geçmişlerdi. Doğru yalan her şeyi söylemekteydiler. Ahalinin eğlenceye dalmış erkân-i hük mete kırgınlığı söylentilerin tesirini çoğaltmıştı. Vaziyeti göz­den geçiren Damad Nevşehirli İbrahim Paşa padişahın mut­laka sefere götürülmesi bu dalgalanmayı sükuta çevirir bulu­şunu tatbike koyması hakikaten patlamak üzere olan isyanı teskine yetmişti. Ülkenin her tarafına gönderilen teskerelerde padişahın sefere çıkacağı ilân olunuyordu.
27/temmuz/1730'da padişahın tuğları saraydan yola çı­kıp, 31/temmuzda Üsküdar'da hazırlanan Otağ~ı Hümayuna dikildi. Asker hazır, ahali hazır, ulema intizardaydı. Sadrazam Damad Paşa, saraya geldi: -Her şey hazır! Saadetle buyuru­nuz! Dediğinde. Padişah tereddütle sefere gitmeyeceğim ce­vabını verdi. Sadrazam şaşkın ve korkular içinde başına gel­mesi muhtemel hâli gözlerinin önüne getirdi ve içi titredi. Ye­niçeri Ağası Hasan Ağa'ya padişahın koyduğu tavır bildirildiğinde gelen cevab şu oldu: -Yeniçeriler Üsküdar'da padişahı beklemektedirler. Gelmeyecekleri duyulursa büyük kötülük­ler zuhura gelir, böyle bir kalabalığı dağıtmak kabil değildir!. Şeklindeydi. Bu haber padişahı isteksiz bir hâl içinde Üskü­dar'a geçmeğe mecbur eyledi. Sancağ-ı Şerifi alıp ordugâh-daki otağına geldi. Basiretleri bağlanmış olan sadrazam da, padişahda bu tekâsülün acısını fena çekecekleri akıbete yu­varlanmaya başlamışlardı. Tebriz'in İranlılar eline geçtiği ha­beri Dersaadete ulaştığı esnada, bazı kişiler yeniçerilerin Or­ta Camie toplanmaya başladıklarını ve ahaliye beyanname dağıttıklarını gördüler. Bu vaziyet bir ihtilâl iklimini idrak za­manı geldiğinin habercisiydi. Nitekim bazı kişiler velinimetle­ri olan sadrazama doğrudan ulaşma yolunu bulamadıkların­dan olacakki küçük damadı Kethüda Mehmed Paşa'ya vazi­yeti bildirip, işi bastırmasını söyledilerse de, zât bunların söy­lediğini kaale almadığı gibi üstelik kovarak tedbir şansinıda elinden kaçırmış oldu.


Eser: Büyük Osmanlı Tarihi

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Büyük Osmanlı Tarihi

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler