Vehhabiliğin Doğüşu

Bu sıralarda Vehhabi mezhebi parlamaya başlamıştı. Veh-habilik Mekke'nin takriben onbeş merhale Basra tarafında bulunan "AYNİYYE" köyünde doğmuş bulunan Muhammed bin Abdulvahhab adlı birinin icat ettiği bâtıl bir mezheptir. Abdulvahhab Hanbeli mezhebindeyken, adetâ din terk eder gibi ayrılmış, Ayniyye'den çıkma yoluna gitmiş ve köy köy dolaşarak batıl mezhebini yaymaya çalışmış ve ikna edecek epeyide muhatap bulabilmiştir. Böylecede islâm âlemimimi-ze bir belâ daha düşmüştür.
3. Osman'ın devrinde bazı tabii afetlerde zuhur etmiştir. Bunların arasında önemli yeri olan Hoca Paşa yangını zikre değer, bu yangın zuhur ettiğinde, sadaret Bıyıklı Ali Paşanın dönemini yaşamaktaydı. Bâb-i âli bu yangından payını almış bulunduğu için personel Kadırga limanında bulunan, Esma Sultanın sarayına taşınmıştır.
Bu yangından başka Cibali yangını diye ünlenen bir diğer frlâket husule gelmiş iki yangının verdiği hasar, İstanbul'un kısm: azamini yok ettiği devrin tarihçileri tarafından da bildi­rilmektedir. Halic'in o sene meydana gelen müthiş soğuklar münasebetiyle donduğu müşahede olunmuş. 3. Osman ha-tırnaz olup kendisinin üzerinde, Ebû Kof Ahmed Ağa isimli kızlarağasımn mühim tesiri var idi. Bu Ağa ile şu vakayı ya­zarak, bahse konu olan şahıs hakkında, bilgi sahibi olalım ve 3. Osman'ın sadnazamlannın sonuncusu olan Koca Ragıp Paşa, Ebû Kof Ahmed Ağa İle didişmekteydi. Padişahın o sı­rada hastalanarak yatağa düşmesi Ebû Kofa; Ragıp Paşayı azlettirme şansı getirmişti. Ebû Kof Ahmed Ağa, kafasında yer tutan Kül Ahmed Paşazade Ali Paşayı sadarete atamak için Ragıp Paşayı saraya çağırtmış, bunu temin içinde balta­cılar kethüdasını göndermişti. Ancak darü'ssade yazıcısı İb­rahim efendi de Koca Ragıp Paşaya bir tezkere göndermişti. Bu tezkerede hülaseten, padişahın sabaha çıkamayacak ka­dar ağır hastalığından söz ediliyordu.   Padişah şirpençe has­talığının öldürücü safhasındaydı.
Yazıcı, Ragıp Paşaya kendisini göstermemesini, gelenlere yok dedirtmesini tavsiye etmekteydi. Ragıp Paşa, bunu yeri­ne getirdi. Böylece gece yarısı eve dönen Koca Ragıp Paşa, padişahın vefat haberini aldı artık azilden kurtulmuş oldu. Osmanlı milleti de, Koca Ragıp Paşa gibi kıymetli bir sadrı-azam görmüş oldu ki Ragıp Paşanın belki hayatta en uzun günü, 16/safer/1171-30/ekim/1757 pazar günü yâni padişahin vefat ettiği gün olmuştur. 3. Osman'ın vefatı dolayısıyla; Osmanlı tahtına çıkan 3. Mustafa, Koca Ragıp Paşayı göre­vinde ipka edince, Ebû Kof için tehlike çanları çalmaya baş­ladı, çok geçmedi, Ragıp Paşa darü'ssaade ağasını azlettirip, önce Rodos'a sürgün etti. Arkasından ferman yetişti, hacıla­rın urban tarafından saldırıya uğramasına sebeb olması ha­sebiyle katline karar verilmesiydi. Böylece de Koca Ragıp Paşanın bütün zarafetine ve şâir ruhlu olmasına rağmen ha­yatına kasdeden adamı, kurduğu tuzağa düşürmekten içti-nab etmedi. İstanbul'un sembolleri arasında zaman zaman görünen Ahırkapı Feneri 3. Osman'ın hatırasıdır.
Vefatında ağabeyi Sultan Mahmud'u gömdürmediği Nûr-u Osmaniye türbesine kendi de defnoiunmayarak, Yenicâmi türbesinde ağabeyinin yanına defn olundu. 3. Osman devri­nin diğer ülkelerdeki hükümdarlarına göz atarak bu devirle ilgili genel bilgileri tamamlayalım.
Almanyada imparator 1 Fransuva, İngiltere de kra! 2. Jorj, İran'da Şah t Hüseyin Han Kaçar, Papalık da 14. Benuva, Prusya da kral 2. Fredrik, Rusya da imparatori-çe Elizabet, Fransa da kral 15. Lui gibi kimselerdir.
Ülkedeki meşhur zevat, 3. Ahmed ve 1. Mahmud devirle­rinde yetişmiş kimselerden ibarettir.


Eser: Büyük Osmanlı Tarihi

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Büyük Osmanlı Tarihi

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler