Preveze Savaşı

Kâfir donanmasının ise o gece üzerine bir pus çöktü ki bir birlerini görmez oldular. Benim limandan çıkacağımı ise hiç zannetmiyorlardı.

— Barbaroşo bizden korktu, gayri limandan taşra çık­maz.»

Derlerdi.

Zira kâfirler gelip oraya ienger-endâz olalı üç gün olmuştu. Bizden bir hareket görmediklerinden böyle kanaat getirmiş­lerdi. Amma, düşman düşmanın halinden bilmez, demişler. Bizim yattığınız Preveze limanından öyle olur olmaz rüzgâr ile çıkılmaz idi.

O sebepten çıkışı rüzgârın içerden eseceği bir mübarek saate tehir etmiş idim.                                           ;;

Seksen pârelik donanmamı üç bölüm ettim. Tenbih ettim ki:

«— Bizim gemi alayı kâfirin alayına karşı olsun. Bizim fir­kate alayı firkate alayına, kalite alayı kâfirin kalite alayına mukabil olsun!»

Böylece taksim edip at başı beraber İslâm donanması kâ­fir donanmasının üzerine gitmekte olduk.

Amma kâfirler karanlık pusun içinde, demir üzerinde ken-di havalarında yatırlar idi.

Bizi ardımızdan sürüp oraya getiren nusret rüzgârı, varıp kâfir donanmasının üzerindeki pusu da dağıttı.

Kâfirler gördüler ki İslâm donanması üzerlerine bindirip varır. O zaman kâfirlerin içinde, bir ana baba günü bir şaş­kınlık, bir rubulya koptu ki, demek olmaz!

Daha alaca karanlık olduğundan demirlerini kesip birbirle­rinin üzerlerine düşüp kâfirler donanmasiyle müslüman do­nanması karmakarışık oldular.

Otuz atı pare geminin önünde o arka, forsa sancaklannı dikip fora alabanda arslanlar gibi yollu yolunca ateşlerimizi saçarak cenge giriştik.

Kalite alayımız kâfirlerin kalitelerini allak bullak edip kimi­ni alıp, kimini batırmakta, kimisini ise kâfirler bırakıp kaç­makta idiler.

Firkate alayı dahi, küfür firkatelerinin kimini alıp, kimini baştan kara edip, kimini dahi boğup gitmekle idiler.

Elhâsıl kâfir donanması münhezim olup, asâkir-i İslâm mansur ve muzaffer oldu.

Kâfir gemilerinden sekiz paresi kuru tekne olarak on beş tanesi alındı, yedisi batırıldı.

Kâfir kalitelerinden yedisi cenk ederek, ikisi içindekilerin bırakıp kaçmasıyle dokuz kalite alındı.

Kâfir firkatelerinden on iki pare firkate alındı. Netice-i kelâm kâfirlerin yüz yirmi pare donanmayı men-hûselerinden otuz altı adet tekne alındı, kalanı firar edip gitti­ler.

Firkateler ve sandallar deryanın yüzünden kâfirleri devşii-iler, kimisi de boğulup cehenneme gitti. İkibin yüz yetmiş-.eş kâfir esir alındı.

Büyük Ziyafet verdim

Aktarmaları getirip limana koduk, sonra kendimiz de şe­ametle tekrar limana girip yattık. Sakatlarımızı onardık. Zira )iz de salkım saçak olup, iler tutar yerimiz kalmamıştı.

Şehit olan gazilerin kimini deryaya kimini ise Preveze'ye lefn ettik.

Seksen pare gemideki gazi askerlerden dört yüz şehit, se-ciz yüz yaralı vardı. Mecruhların yarasını hoşça sardık.

Bu büyük gazanın şükrü için yüzümü secdeye koyup ıamd ü senalar eyledim.

Sabah olunca kaptanlara ve gazilere büyük ziyafet verdim, yeyip içip şenlik şâdımanlık ettiler.

Bizler bu sürür ve sevinç içinde iken Boğdan'ın fethi müjdesiyle Kapıcıbaşı geldi. Kapıcıbaşıyı ihtiyaçtan beri edip gö­ğe erdirdim.

Kaptanlara ve Kapıcıbaşıya gördüğüm rüyayı ve nasıl ay­nen çıktığını anlattım-

Görüyorsunuz bir islâm kahramanı en büyük deniz zaferle­rini bile ne kadar tevazu içinde anlatıyor... Bundan ders alın­sa yeridir.


Eser: Büyük Osmanlı Tarihi

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Büyük Osmanlı Tarihi

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler