Yusuf Paşa'nın Katli


Sultan İbrahim; huzuruna celbettiği Yusuf Paşanın yüzüne hemen bir gemiye atla, bana Girid'in tamamını al. Dedi. Yu­suf Paşa İnşaallah padişahım Girid elbet bizim olacaktır. As­kerimiz anbean oraya hâkim olmaktadır. Tersane ise yeni deniz mevsimiyle ilgili hazırlıklar içindedir. Şu zemheri ayı geçsin elbette denize açılır, Girid'i memâliki mahrusanıza dâ­hil eyleriz. Şimdi gitmenin vakti değildir. Şeklinde cevab ver­di. Padişah: Ne yabane şeyler söylersin? var git, Girid'i aı de­rim, bana bir kale aldım deyu kendini bir hizmetmi yaptın sanırsın? Dedi. Yusuf Paşa korkusuzca fakat hatalı olarak, "hayır şimdi gidilmez" diye cevap verdi. Padişah; Bostancı-başına "Al şunu" diye sesleniverdi. Bostancıbaşı karar deği­şir diye sadece huzurdan çıkarıp siyaset odasında göz altına aldı. Gerek sadrazam, gerek defterdar Musa Paşa istirham­larda bulundular. Hattâ Kâmil Paşanın "Tarihi Siyasiyye" adlı muteber eserinin 2. cildinin 85. sahifesinde şöyle bir malu­mat bulunmaktadır:

"Yusuf Paşa dahi çünkü sıhriyeti şahaneye mazhar oldu­ğundan bir ariza takdimiyle o gice sultan hanım hazretlerin­den, bir çocuğu dünyaya geldiği bilbeyan hayatının kerimei şehriyârileri Sultan hazretlerine vede hâfidelerine bağışlan­masını niyaz eylemişse de işbu İstirhamatm bir günâ tesiri ol­mayarak tek'İden sâdır olan, iradei seniyyenin hükmü celili icra olundu" deniyorsa da, bunun doğru olmadığı meydan­dadır. Çünkü; padişahın kızı Fatma Sultan o sırada dört ya­şında bulunuyordu. Değil çocuk yapması, zifafı dahi sözkonusu değildi. Diğer taraftan padişahın, Yusuf Paşayı bir hi­ddetli anında öldürttüğü söylenirki, tek'iden verilen emirler Salih ve Musa Paşaların itirazları bu işin bir anda bitmediğini göstermektedir. Güya pişman olan Sultan İbrahim; cesedi yanma celbettirip "nasıl kıydım, kırmızı kırmızı yanakları varmış" dediği rivayet olunur ki hiç doğruluğu gözükme­mektedir. Zaten Osmanlı tarihi içinde en çok iftiraya uğramış olan padişahların arasında birinci gelir Sultan İbrahim. Diğer taraftan Venedik donanmasından bir gurubun Akdeniz sahi­linde bir baskın neticesinde, beşbin kadar esiri alıp, götürdü­ğü haberi gelir. Padişah bu haber karşısında öyle gazaba" ge­lir ki, ülkedeki bütün hristiyanların, öldürülmelerini ferman e-der. Gerek sadrıazam, gerekse şeyhülislâm buna açıkça iti­razı yapacaklarına, ne kadar kararlı olduğunu bildikleri padi­şahlarını ikna etmek için önce, İstanbul'da ikiyüzbin gayri müslim olduğunu bunların verdiği vergilerin yekünü ileri sü­rülmüş, ayrıca islâm dininin, bunları vergilerini verdikçe, fit­ne ile uğraşmadıkları taktirde hayat hakkı tanıdığını, ecdadı-nında bunlara böyle baktığı anlatılınca suîtan İbrahim: '!Vergi mühim değil, amma dinim ve ecdadımın dediği yol doğru ola" demiş ve iradei hümayun böyle geri alınabilmiştir. Öte yandan Rusya Çarının. Kirman istihkâmlannjJeKrar imarı ci­hetine gittiği haberi alınınca, Tatar Hân'ına haber gönderilip, Ruslar tenkil olunmuştur. Rus Çarı Tatarların bu hareketini şi­kâyet için padişaha elçi gönderir. Gelen elçi Çar'ın dileğini söyleyince gazaba gelen Sultan İbrahim: "Hem kaî'a yapar-suz hem de emrimle size mâni olanı bana şikâyet edersüz" dedikten sonra boyunlarının vurulmasını emretmiştir. Sadra­zam Salih Paşa yalvara yalvara, bunu hapfs cezasına çevirt-meye muvaffak olur. Sevgili okuyucular bu kadar hâmiyyet ve hassasiyet gösteren bir zâta deli denebilirmi? Diyebilirsi­niz ki; bu kitap bu padişahın deli olmadığını isbat içinmi yazildi. Her bir anlatımdan sonra bu suali tekrar ediyorsun. Ha­yır. Uzun yıllar bu milletin evlâdları bu zât'ın deliliğinden baş­ka bir şey öğrenemediler. Hattâ Girid'in fethine, onun devrin­de başladığını bile öğrenemediler. Geçenlerde bir gazetede Sultan İbrahim'in avrupa devletlerine casus yolladığı, bu va­zifelinin görevini yerine getirebilmesi için dince haram olan bazı şeylerin yapılmasında cevaz varmıdir? Diye makamı meşihate fetva sorduğu yazıldı da, bir çok kimse, bu deli pa­dişahın casus yollamasını hayretlerle karşıladılar. İşte tarihi­mizde öyle gizli kalmış hazineler vardır ki, o hazineler sahip­leri tarafından tevazuen kapah geçilmiştir. Milletimiz târih ya­pan bir milletti, keşke yazanda olsa idi.


Eser: Büyük Osmanlı Tarihi

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Büyük Osmanlı Tarihi

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler