Sorgu Başlıyor

izzet Paşa; Halid Efendiyi Küçük mabeyne getirip, padişa­hın irade-i şahanesini beklemeye başlıyorlar. Az sonra terti­bat tamamlanır ve sorgu başlar:

-Siz Halid Efendi mahrem bazı maruzatta bulunmuşsunuz. Efendimiz; bu malumata ne suretle eriştiğinizi öğrenmek isti­yorlar. Halid Efendi:

-Efendim; bendeniz, Üsküdar'da ikamet eden Baytar Mira­lay Ressam Halil Bey vasıtası İle bir çok defalar Fuad Paşa'nin köşküne gittim.  Her gidişimde orada birçok zevata rastladım. Bunların kim olduğunu sormamakla beraber, ko­nuşulanlardan çıkan netice, Fuad Paşa'nın İstanbul'da bir ih-tiial yapıp, Efendimizi saltanattan ıskat etmektir. İzzet Paşa: -Oraya ne maksadla gittinizdi? Halid Efendi: -Fuad Paşa'ya bir dâire müdürü lazımmış, ben bu işe gir­mek istemiştim ancak Efendimiz aleyhindeki cereyan beni bundan sarf-ı nazar etmeğe sevk etti. İzzet Paşa: -Halil Bey'e bunlardan bahsettinizmi?

-Hayır. Sadece Fuad Paşa çok sinirli bir adam onun ma­iyetinde çalışamam dedim.

-Bu jurnali veriş maksadınız nedir? -Sadece Efendimize hizmet içindir.

-Peki bu vazifeye girip bir hayli şey öğrenerek haber ver­seydiniz daha iyi hizmet etmiş olmazmıydınız?

-Bunu düşünemedim. Fakat emir buyurulursa efendimizin uğruna her fedakârlığı yapmaya hazırım.

Sanki son cevap mükalemenin bittiğinin işareti olmuştu. İzzet Paşa birdenbire ellerini göğsünün üstünde kavuşturdu ve bir ihtiram duruşu aldı. Halid Efendide hemen yerlere ka­panıp titremeye başladı. Çünkü padişah paravananın arka­sından çıkmış yanlarına gelmişti:

-Söylediklerini duydum. Memnun oldum. Sadakat mükâ-fatsız kalmaz. Bu günden sonra Fehim Paşanın emrinde çalı­şacaksın. Talimatı ondan alacaksın. Şunu da al, araba parası yaparsın.

Halid efendi padişahdan aldığı yüz liranın büyük sevincini yaşarken, İzzet paşanın etekleri zevkten zil çalıyordu... İşte melun tezgâh kurulmuş tıkır tıkır işlemeye başlamıştı. Fuad Paşanın maiyetine yerleştirilen Halid Efendi yağmur gibi ha­ber yağdırıyordu zannı verilecek şekilde İzzet ve Fehim Pa-şa'lar habire jurnaller düzenliyorlardı. İzzet Paşa padişahın huzurunda bir başka mesele hakkında izahat verirken Fuad Paşa meselesine kayan mevzuun, padişahı tedirgin etmiş ol­duğunu hisseden İzzet Paşa, büyük bir cüretle:

-Efendimiz; görüyorum ki bu mesele sizi çok rahatsız edi­yor. Ferman buyurun. Ben onun vücudunu kolayca ortadan kaldırabilirim.

Sultan Hamid böyle bir teklif karşısında titremekten kendi­ni alamadı. Çünkü o, mahkemeler tarafından verilmiş idam hükümlerini infazdan imtina eden merhameti bol bir insandı. Fuad Paşa'ya böyle bir iş yapılmasına müsaade edermiydi? Nitekim:

-Sakın ha! Zinhar böyle bir teşebbüsde bulunulmasın.. He­men benim tarafımdan yaptırıldığına hükmederler. Olmaz. Bir daha böyle bir lakırdı olmasın. O, Deli'nin kulağına gider de başımıza iş çıkarır. Kalkar avrupaya savuşur veya ecnebi sefaretlere müracaat eder. Bizi müşkül mevkide bırakır. Şek­lindeki beyanlarıyla mümanaat eder.      


Eser: Büyük Osmanlı Tarihi

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Büyük Osmanlı Tarihi

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler