Açıklama


Musannif Ebû Davud'un bir önceki hadisin sonuna ilâve et­tiği açıklamadan da anlaşıldığı üzere bu hadisi Rabîa b. Ab durrahman'a Süheyl rivayet etmiş, fakat kendisine arız olan bir hastalık se­bebiyle hafızasını kaybeden Süheyl bunu hatırlayamamıştır. Daha sonra bu hadisin kendisinden rivayet edildiğini söyleyen kimselere inandığı için, "Siz bu hadis size hangi senetle gelmişse o şekilde rivayet ediniz" diyerek onlara bu hadisi işittikleri senetle rivayet etmelerine izin vermiştir.[143]
3612... Şuays b. Abdullah b. ez-Zübeyb dedi ki: Ben dedem Zübeyb (b. Sa'lebe'y)i (şöyle) derken işittim:

Allah'ın elçisi (Muhammed) (s.a) Anber oğulları üzerine (bir) as­ker (î kuvvet) göndermişti. (Bu askerler) onları Tâif in nahiyelerinden Rukbe'de yakaladılar ve Peygamber (s.a)'e götürdüler. (Ben de bir hay­vana) bindim (aradan sıvışarak) onlardan önce Peygamber (s.a)'e gel­dim. "Selâm sana ey Allah'ın elçisi, Allah'ın rahmet ve bereketi (se­nin üzerine olsun). Senin askerlerin bizi yakaladılar. Oysa biz (daha önce) müslüman olmuş ve (müslüman olduğumuzun bilinmesi için) de-veler(imiz)in kulaklarını kesmiştik" dedim. Anber oğulları gelince Pey­gamber (s.a) bana:

"Bu günlerde yakalanmanızdan önce nuislü man lığı kabul ettiği­nize dair bir şahidiniz var mıdır?" diye sordu. Ben "Evet" cevabım verdim.

"Şahidin kimdir?" dedi.

Anber oğullarından Semüre isimli bir adamla, başka bir adam, dedi(m ve) Peygamber (s.a)'e adamın ismini söyledi(rri). Adam (bizim daha önceden müslümanlığı kabul ettiğimize) şahitlik etti (fakat) Se­müre şahitlik etmedi. Peygamber (s.a) (bana hitaben):.

"(Semüre)senin lehine şahitlik etmekten kaçındı, öbür şahidin(in) şahitliğiyle birlikte sen de yemin yeder misin?" dedi. "Evet" karşılı­ğım verdim. Bunun üzerine bana yemin teklif etti. Ben de: Biz (daha önce) falanca gün müslüman olmuştuk ve develerin kulaklarını kes­miştik diye Allah'a yemin ettim.

Bunun üzerine Peygamber (s.a) (oradaki sahâbilere dönerek):

"Haydi, gidiniz mallan(mn) yansım (onlardan ahnız, diğer ya­rısını da) kendilerine bırakınız. Çoluk çocuklarına dokunmayınız" bu­yurdu. (Sonra Anber oğullarına dönerek):

"Eğer Allah amelleri boşa çıkarmayı sevmez olmasaydı(bu mal­lardan) size bir ipi dahi eksik vermezdim" (Fakat askerlerin emeğini boşa çıkarmak istemediğim, için mallarınızın bir kısmını onlara, ver­dim) buyurdu.

ez-Zübeyb (sözlerine devamla şöyle) dedi:
"O şırada, annem beni çağırıp (askerlerden birini göstererek): Bu adam benim saçaklı yaygımı aldı, diye şikâyet etti. Ben de hemen Pey­gamber (s.a)'e gidip şikâyette butundum. (Peygamber Efendimiz) ba­na: "Onu yakala" dedi. Bunun üzerine hemen (varıp onun) yakasını topladım, bulunduğumuz yerde onunla birlikte beklemeye başladım.  O sırada Peygamber (s.a) bizim orada beklemekte olduğumuzu görünce (bana): "Bu yakaladığın adamdan ne istiyorsun?" dedi. Ben de onu elimden bırakıverdim. Peygamber (s.a) karşımıza geçip o adama,hi­tap ederek:"Biî,adama annesinden aldığın saçaklı sergiyi geri ver".bu­yurdu. (Adam da): Ey Allah'ın Rasûlü, o kadın benim elimden çıktı, dedi. Peygamber (s,a) de adamın kılıcım çekip aldı, bana-verdi ve ona: "Git, buna ilaveten bir ölçek de yiyecek ver" buyurdu. O zat bana (kıhca) ilâve olarak bir ölçek de arpa verdi."[144]


Eser: Ebu Davud

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Davud

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler