Boğazlanan Hayvânlar Bölümü

Zebâih, Zebîha'nın Çoğuludur. Zebîha, Boğazlanmaya Elverişli Olan Hayvandır. Bu Durumda, Balık Ve Çekirge Bundan Hâriçtir. Çünkü Onlar Boğazlanmaya Elverişli Değildir. Öyleyse, İkisi De Boğazlanmaksızın He­lâl Olur. Buna Mütereddiye Ve Natiha Yâni Yüksek Yerden Düşen, Diğer Hayvanın Fiili İle Ölmüş Olan Ve Bunların Benzeri Dâhildir. Şu Halde, Boğazlama Bulunmadığı İçin Bunlar Helâl Olmaz.

Boğazlamak, Yenmeye Elverişli Olan Hayvanı Helâl Kılar. Çünkü Yüce Allah (C.C.);  «Ancak Boğazladıklarınız
Müstesna» [3] Buyurmuştur. Çünkü Boğazlamak, Temiz Olan Eti Pis Olan Kandan Ayırdığı İçin Helâl Olur. Yine Boğazlamak, Aynı (Zâtı) Pis Olma­yanı Da Temiz Kılar. Şu Halde, Boğazlamak Helâl Olmayı İfâde Ettiği Gibi, Yenmesi Caiz Olanın Ve Caiz Olmayanın Temizlenmesini De İfâde Eder. Çünkü O, Pis Kanı Temiz Etten Ayırmayı İfâde Eder.

Boğazlamak Da İki Çeşittir. Birisi Zarurîdir. Diğeri İhtiyaridir. Bo­ğazlamanın Zarurî Olanı, Bir Uzvu Yaralamaktır. Yakında Bunun Açıkla­ması Gelecektir.

İhtiyarî Olan Boğazlama, Boğazdan Kesmedir. Bu Boğaz, Gerdan İle Çene Arasındadır. Gerdan (Lebbe), Göğüsde Gerdanlık Yeridir. Lıhyeyn İse Çenedir.

Şayet Boğazlama, Boğazın Yukarısında Olan Düğümden Yukarıda Olursa Da Olur. «Düğümün Üstünde Yâni Yukarısında Boğazlama Olmaz» Diyen De Vardır. Câmiu's-Sağîr'de, «Boğazdan Kesmekde Mahzur Yoktur.
«Allah'ın  Size Öğrettiği, Av Edeblerinden Öğreterek Yetiştirdiğiniz Avcı Hayvanların Sizin İçin Tutuverdiklerinden De Yiyin...» [4]

Zira Resûlüllah (S.A.V.)De Sa'lebe' (R.A.) Ye Şöyle Buyurmuştur:
«Üzerine Allah İsmini Zikrederek Tâlim Görmüş Köpeğinle Avladığın Avın Etini Ye! Tâlim Görmemiş Köpeğinle Avladığın Avı (Diri İken) Yeti­şip Besmele İle Boğazlarsan Onu Da Ye!» [5]

Bu Hadîs-İ Şerifi Buhârî Ve Müslim Rivayet Etmişlerdir.

Bu Hususlardan İkincisi: Diş Veya Tırnak Sahibi Bîr Hayvanın Avın Bir Yerini Yaralamasidır. Bu Zahir Rivayettir. Hattâ Köpek Avı Boğup Ya­ralamazsa O Av Yenmez. İmâm A'zam' (Rh.A.) Dan Ve Ebû Yûsuf (Rh.A.) Dan; Yaralamanın Şart Olduğu Rivayet Edilmiştir.

Üçüncüsü : Diş Veya Tırnak Sahibi Hayvanı Bir Müslümanın Ya Da Kitabînin Göndermesidir. Yâni Milleti (Dini), Da'vâ Ve İtikâd Yönünden Tevhîd Olan Müslüman Gibi Biri Veya Da'vâ Yönünden Tevhîd Olup İti­kâd Yönünden Olmayan Kitabî Gibileri. Yakında Bunun «Boğazlanan Hayvanlar Bölümü» Nde Açıklaması Gelecektir. Bu Durumda, Eğer Do­ğan Veya Köpek Avın Ardından, Avcı Onu Göndermeden, Gidip Avı Yaka-Hyarak Öldürse Helâl Olmaz.                                                       

Dördüncüsü: Besmeleyi Söylemektir. Musannif Buna «Müsemmi-Yen» Sözü İle İşaret Etmiştir. Yâni Kasden Besmeleyi Terk Edenden Başka­sı Olduğu Halde Demektir. Bunda Asıl, Resûlüllah* (S.A.V.) İn Adiyy Biri Hatim'  (R.A.) E Söylediği Şu Sözdür:

«Sen Tâlim Görmüş Olan Köpeğini Gönderdiğin Ve Üzerine Allah'ın Adını Andığın Zaman O Avı Ye. Eğer Köpek O Avdan (Az Bir Şey) Yerse Sen Onu Yemeyesin.»

Beşincisi: Avın Kaçınıcı Ve Ürküp Korkan Olmasıdır. Musannif Bu­na, «Eti Yenilen Vahşî Mümteni' (Kaçınan) (Hayvan Üzerine Gönder­mek» Sözü İle İşaret Etmiştir.

Altıncısı : Tâlim Edilmiş Köpeğin Avladığının, Helâl Olmayan Kö­pek İle Müşterek Olmamasıdır. Meselâ : Muallem Olmayan Köpek Gibi, Veya Mecûsînin Köpeği Gibi, Veya Ava Gönderilmeyen Köpek Gibi, Veya Kasden Besmele Okunmadan Gönderilen Köpek Gibi.

Yedincisi: Köpeğin Gönderilmesinden Sonra Durmasının Uzamama­ğıdır. Çünkü Onun O Durması, Gönderilmesinden Sonra Uzarsa, Avlamak Göndermeye İzafe Edilmiş Olmaz. Ancak Eğer Gönderilmiş Olan Bir Pars Gizlenmiş Olursa Olur. Çünkü Avlanmakta Gizlenmek Parsın Hilesidir. Bu Takdirde Durup Beklemesi Göndermeye Muzâf Olur.

İmâm Şemsü'l-Eimme Es-Serahsî (Rh.A.), Şeyhi Şemsü'l-Eimme El-Hulvâiıî' (Rh.A.) Den Nakledip Demiştir Ki: Parsın Birtakım Güzel Huyları (Hasletleri) Vardır. Her Akıllının Parsa Ait O Güzel Huyları Al­maları Gerekir. Biri Şudur: Pars, Avlanırken Avı Elde Edinceye Kadar Gizlenir. Bu Gizlenmek Onun Hîlesidir. Şu Halde Akıllıya Yaraşan, Düş­mandan Gizlenip Fırsat Kollamaktır. Tâki, Kendisini Yormadan Gaye Elde Edilsin.                                   

O Huyun İkincisi Şudur: Pars Dövmek Ve Vurmakla Ta'lim (Terbi­ye) Kabul Etmez. Ancak Onun Yanında, Köpek Avdan Yeyip De Dövüldüğü Zaman O İşi Öğrenir. Bunun Gibi, Akıllıya Yaraşan, Başkasından İbret Alıp Uyanmaktır. Nitekim, «Mes'ud Kimse, Başkasından İbret Alan Kim­sedir.» Denilmiştir.                    

Üçüncüsü Şudur : Pars Pis Yiyeceği Almaz, Sahibinden İyi Et İster. Onun Gibi, Akıllıya Yaraşan Da Pis Ve Kötüyü Almayıp İyiyi Almaktır.

Dördüncüsü Şudur: Avına Üç Veya Beş Kere Hamle Edip Atılır. Eğer Avı Elde Ederse Eder, Edemezse Bırakır Ve Âdeta Başkasının İşi İçin Ben Kendimi Ölüme Atmam, Deı>. Her Akıllı Kişiye Yaraşan Bu Huylar İle Âmil Olmaktır.

Ta'lîm Edilmiş Köpek Üç Defa Avın Etini Yemeyi Terk Etmesiyle, Do­ğan Da Çağrıldığı Zaman Geri Dönmesiyle Bilinir. Bu, İbni Abbâs' (R.A.) Dan Rivayet Edilmiştir. Bir De, Köpeğin Bedeni Dövmeye Tahammül Eder; Bu Durumda, Avı Yemeyi Terk Edinceye Kadar Onu Dövmek Mümkün' Olur. Doğanın Bedeni Dövmeye Tahammül Etmez; Bu Durumda, Ta'lime Delâlet Eden Başka Bir Şey İle Yetinilir. Çünkü Doğanın Yaradılışında Bırakıp Kaçmak Vardır. Bunun Giderilmiş Olması, Çağrıldığında Geri Dönmesi İle Bilinir. Pars Ve Benzeri Hayvanın Ta'lîrni, Avı Yemeyi Terk Etmesi Ve Geri Dönmesi İle Bilinir. Yâni Pars Ve Benzeri Hayvan, Döv­meye Tahammül Edici Olup Âdetleri Avlamak Ve Kaçmaktır. Bu Bakım­dan, Parsda Yemeyi Terk Edip Da'vete İcabet Şart Kılınmıştır. El-İhtiyâr Adlı Kitâbda Böyle Zikredilmiştir.

Parsın Veya Köpeğin Yediği Avdan Yenmez. Zira Malûmdur Ki, Onun Öğrenmesi Avı Yemeyi Terk Etmek İledir. Nitekim, Yakında Şöyle Bir İzah Gelecektir : Pars Şayet Avdan Yerse Bilinir Ki, O Terbiye Edilmemiş­tir. Böylece Onun Avı Haram Olur. Doğan Bunun Aksinedir. Zira Şu Bi­linen Bir Husustur Ki, Şüphesiz Doğanın Öğrenmesi Avı Yemeyi Terk Et­mek İle Değildir. Böyle Olduğu İçin De Aksi Cehline Delil Olmaz.

Zikredildiği Gibi, Köpek Ve Parsın Üç Kereden Sonra Yediği Avdan Ve Yine Üç Kere Yemeyi Terk Edip De Yediğinden Sonra Avladığı Avdan, O Köpek Üç Kere Avı Yemeyi Terki Öğreninceye Kadar Yenilmez. Yine Terk-Den Sonra Yediği Avdan Önce Olan Avdan, Eğer Avcının Mülkünde Bulu­nuyorsa, Yenilmez. Çünkü Kalmayıp Tükettiği Şeyde, Mahalliyet Yok Ol­duğu İçin Hürmet Zahir Olmaz. Yine, Sahrada Olup Da Elde Edilmiş Ol­mayan Avda Hürmet (Harâmlık) İttifâkan Sabittir. Avcının Evinde Elde Edilen (Bulunan), İmânı A'zâm' (Rh.A.) A Göre Haram Olur. İmâmeyn (Rh.Aleyhimâ) Ayrı Görüştedir.

Sadru'şrŞerîa (Rh.A.) Demiştir Ki: Köpek Avı Yese Malûmdur Ki, O Köpek Terbiye Edilmiş Köpek Değildir. Bu Durumda Zikredilen Yeme­den Önce Onun Avladığı Şey Câhil Köpeğin Avı Gibidir. Öyleyse, Avcının Mülkünde Bulunuyorsa Haram Olur.

Silâh Atmak Suretiyle Avlamanın Helâl Olması İçin Besmele Okumak Ve Besmeleyi Kasden Terk Etmemek Şart Kılınmıştır. Ayrıca, Yaralamak Da Şart Kılınmıştır. Çünkü, Resûlüllah (S.A.V.) Adiyy Bin Hatim' (R.A.) E Hitaben :

«Sen Okunu Attığın Zaman Onun Üzerine Allah'ın Adını An. Eğer Avı Ölmüş Bulursan O Avı Ye. Ancak Eğer Onu Su İçine Düşmüş Bulurda, Onu Su Mu, Yoksa Senin Okun Mu Öldürdüğünü, Ayıramazsan Yeme.):
[6] Buyurmuştur.

Eğer Av, Oku Yüklenip Kaybolursa, Avı Aramayı Bırakıp Oturmamak Şart Kılınmıştır. Yâni Bir Avcı Ava Okunu (Mermisini - Fişeğini) Attığı Zaman Onun Okunu (Mermisini - Fişeğini) Yüklenip Avcının Gözünden Kaybolsa, Eğer Avcı O Ava Ölü Olduğu Halde Yetişmiş Ve Okunu Attıkdan Sonra O Avı Aramayı Bırakıp Oturmamış İse, Çaba Harcadığı İçin O Avın Yenmesi Helâl Olur. Şayet Avı Aramak Gücünde Var İken, Oturup Ondan Sonra Aramış İse, Haram Olur. Zira, Resulüllah (S.A.V.) :
«Belki O Avı Yeryüzünün (Arzın) Hevâmmı [7] Öldürmüştür.» Buyur­muştur.
Eğer, Avı Almak İçin Gönderilen Kimse Veya Oku (Mermiyi) Atanın Kendisi O Ava, Henüz Boğazlanmış Hayvanın Canlılığından Daha Kuvvet­li Bir Canhlıkda İken Yetişmiş İse, Boğazlamak Suretiyle Helâl Olur. Eğer Avın Canlılığı Boğazlanmışın Canlılığı (Hayâtı) Gibi İse, Boğazlanması Vâcib Olmaz. Hatta, Boğazlamaksızm Caiz Olur. Böyle Canlılığa İtibâr Yok­tur. Fakat Yüksek Yerden Düşen Av Veya Bir Ağaç İle Vurulan Veya Bo­ğulan Veya Bir Diğer Hayvanın Boynuzu İle Vurulan Veya Kurt Karnını Yarmış Olup Da Onda Hayat Eseri Olan Ve Hastalanmış Bulunan Koyun - Ki Fetva, Onda Hayât, Az Da Olsa, Muteberliği Hususundadır - Az Bir Can­lılık  (Hayât)  Var İken Boğazlansalar Hepsi Helâl Olurlar. Çünkü Yüce Allah (C.C.)   «...Ancak Boğazladıklarınız Müstesna...»  [8] Buyurmuştur.

Avcının Boğazlamaya Gücü Var İken, Boğazlamayı Kasden Terk Edip Av Ölmüş İse Haram Olur. Çünkü Avın, Boğazlanmış Hayvanın Canlılığın­dan Daha Kuvvetli Canlılığa Sahib Olduğu Zaman Boğazlanması Vâcib-Dir. Şayet Avcı Onu Boğazlamayıp Bırakırsa Haram Olur. Eğer Avcı Boğaz-Lamakdan Âciz Olursa, Zahir Rivayette Yine Haram Olur. Çünkü Acz Bu Gibi Şeyde, Haramı Helâl Kılmaz. Ancak, «Helâl Olur,» Diyen De Vardır.

Bu, İmâm A'zam' (Rh.A.) Dan Ve Ebû. Yûsuf (Rh.A.) Dan Rivayet Edil­miştir Ve Aynı Zamanda İmâm Şafiî' (Rh.A.) Nin De Sözüdür.

Ya Da Bir Mecûsî Köpeğini-Ava Gönderip Bir Müslüman Da O Köpeği Teşvik Ettiğinde Köpek İtaat Ederse, Yâni Müslüman, Köpeğe Seslenmek Suretiyle Tahrik Ve Teşvik Edip Köpek Hızlansa, O Av Haram Olur.

Ya Da Mi'râz, Eni İle Vurup Öldürürse, O Av Haram Olur. Mi'râz : Bir Yeleksiz (Tüysüz) Oktur. Bunun Mi'râz Diye Adlandırılmasının Sebebi, Atıldığında Ava Eni İle İsabet Etmesidir. Eğer Onun Ucunda Keskinlik Olup Da Onunla İsabet Ederse, Helâl Olur.

Ya Da Avı, Taşdan, Topraktan Veya Başka Şeyden Yapılmış Keskin­liği Olan Ağır Bunduka (Saçma Veya Mermi) Öldürürse, O Av Haram Olur.

Bunun Haram Olması, Ağırlığı İle Öldürmesi İhtimâlinden Dolayıdır. Hattâ Bunduka Hafif Olup Onda Keskinlik Olursa, Avın Ölmesinin Yarala­makla Olduğu Kesin Olduğu İçin Helâl Olur.

Ya Da Avcı Ava Ok Atıp Av Suya Düşerse, Avı Su Öldürmüş Olmak İh­timâli Olduğu İçin Haram Olur. Nitekim Bu, Hadîs-İ Şerîfde Zikredilmiş­tir. Veya Av Duvar Üzerine Düşüp Veya Dağ Üzerine Düşüp Oradan Yer Üzerine Düşerse Haram Olur. Çünkü Bu Durumda O, Düşüp Yuvarlana­rak Ölmüş Bir Avdır. Eğer Av Önce Yer Üzerine Düşerse, Bunu Önlemek İmkânsız Olduğu İçin Yenir. Yine, Şayet Duvar Üzerine Veya Dağ Üze­rine Ya Da Bir Kaya Üzerine Düşüp Yuvarlanmazsa Yâni Düştüğü Yerde Kalırsa O Av Yenir. Yine, Bir Müslüman, Köpeğini Ava Gönderdiğinde Bir Mecûsî O Köpeğe Seslenerek Tahrik Ve Teşvik Eder, O Müslüman Da O Avı Alırsa Yenir.

Ya Da Köpeği Kimse Gönderin Ey İp Köpek Kendi Giderken Bir Müslü­man O Köpeğe Seslenmekle Tahrik Ve Teşvik Eder, Müslüman Da Avı Alır­sa, Yenmesi Helâl Olur.

Sözün Kısası Şudur Ki: Şayet Göndermek İle Tâhrîk Bir Avda Topla­nırsa, İtibâr Göndermeyedir. Eğer Gönderme Mecûsîden Ve Tahrik Müs-Lümandan Olursa, Göndermek Mecûsîden Olduğu İçin, Av Haram Olur. Eğer Gönderme Müslümandan Ve Tahrik Mecûsîden Olursa Helâl Olur. Şayet Gönderme Bulunmayıp Tahrik Bulunursa; Bu Durumda Tahrik Müslümandari İse Helâl Olur, Mecûsîden İse Haram Olur.

Ya Da Köpek, Avcının Üzerine Gönderdiği Avı Almayıp Başka Avı Alır­sa, Köpeğe, Avcının Ta'ym Ettiğini Almayı Öğretmek İmkânsız Olduğu İçin, O Av Yenir.

Eğer Avcının Köpeği Bir Ava Gönderildiği Zaman, O Avı Öldürdük-Den Sonra Bir Başka Avı Da Öldürürse, Avın İkisi De Yenir. Nitekim Avcı Bir Ava Bir Ok Atıp Ona İsabet Ettikden Sonra Bir Başka Ava Da İsabet Etse, İkisi De Yendiği Gibi. Yine Böylece, Eğer Köpeği Bir Çok Ava Gönderip Bir Kere Besmele Çekse, Ne Kadar Av Yakalansa Hepsi Yenir. İki Koyunun Boğazlanması Bunun Aksinedir. Yâni Her Biri İçin Ayrı Ayn Besmele Çekilir.

Yine, Ok Atılıp  Bir Uzvu  Koparılan  Avın  Kendisi Yenir,  Koparılan Uzuv Yenmez. Çünkü Resûlüııah (S.A.V.) :

(İcanlıdan Koparılan Uzuv Ölüdür.» Buyurmuştur.
Yine Üçtebir Veya Üçtebirden Daha Çoğu Kuyruğu İle Beraber Ke­silen Av Yenilir. Yâni Avın; Başından Tarafı Üçtebir Ve Kuyruğundan Ta­rafı Üçteiki Olursa Veya Avın Başının Yarısı Ya Da Yarısından Daha Çoğu Koparsa Veya İki Parça Olursa, Bu Şekilde Olanların Hepsi Yenir. Çün­kü Bu Surette Boğazlanmış Olanın Hayâtının (Canlılığının) Üstünde Bir Hayât Da Yoktur. Resûlüııah1 (S.A.V.) İn, «Canlıdan Koparılan Uzuv Ölü­dür.» Kavli Şerifi Bunu İçine Almaz. Fakat Üçte İkisi Avın Başı Tarafında Ve Üçtebiri Kuyruğu Tarafında Olur İse Böyle Olmak, Üçteikisinde Boğaz­lanmış Olanın Hayâtı Üstünde Hayâtın İmkânından Dolayı, Zikredilenin Aksinedir. Avın Başının Yarısından Daha Azı Kesilse, Mezkûr İmkândan Dolayı Bu, Zikredilenin Aksidir.

Bir Kimse Bir Ava Ok (Veya Mermi Ya Da Saçma) Attığı Zaman Bir Başka Kimse De O Avı Öldürürse, Eğer Birinci Atıcı Avı Hayyiz-İ İmtina'-
Dan (Kendisini Av Olmaktan Meneder Şekilde Saklandığı Yerden) [9] Çıkarmış İse, O Av O İlk Atan Kimsenindir Ve İkinci Atıcının Öldürmesi Sebebiyle Haram Olur. Îkinci Atıcı, Birincinin Atmasiyle Yaralanmış Olması Hâlinde, O Avın Kıymetini Öder. Eğer Birinci Atıcı Hayyız-İ İmti­nadan Çıkarmamışsa Av İkinci Atıcınındır. Çünkü Onu İkincisi Avlamış­tır. O Av Helâl Olur. Zira O Avın Boğazlanması Mecburîdir. Nitekim Bu Husus İleride Gelecektir.
Eti Yenen Ve Yenmeyen Hayvanın Avlanması Caizdir. Çünkü Eti Yen­meyen, Domuz Ve Kurt Gibi Hayvanların Avlanması, Derisi Veya Kılı Veya Yeleği (Yelesi) İçin Faydalanma Sebebidir; Veya Onun Şerrini Defetmeye Sebebtir. Bunların Hepsi Meşrudur. (Ancak Domuz Ve Kurt Bizatihi Pis Hayvanlardandır.)  Avlamada Bizatihi Pis Olmayan Hayvanın Eti Temiz Olur. Çünkü Avlamak Hükmen Boğazlamaktır. Hattâ Onu Taşıyanın Na­mazı Caiz Olur. Her Ne Kadar (Bizatihi Pis Olmayanların) Eti Yenilmez-Se De, O Av Temiz Olduğundan Ona Pis Denilmez. Eti Gibi Derisi De Av­lanmakla Temiz Olur. Hattâ O'derinin Üzerinde Ve İçinde Namaz Kılmak Bile Caiz Olur. [10]


Eser: Dürer

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Dürer

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
..