Fıtra Verilen Maddeler :

Sadaka-ı fıtr; buğdaydan, buğdayın unundan, kavrulmuşundan veya kurumuş üzümden vâcibdir. Zikredilen şeylerden fıtra bir « s â '» in yansıdır.
Sadaka-ı fıtr, hurmadan veya arpadan bir sâ'dır. Arpanın unu da arpa gibidir. Binkirk dirhem sığan (ihtiva eden) sâ' ile bir sâ'dır. [65] Muteber olan sâ' budur.
Mâş [66] veya mercimekten yarım sâ'dır. Sâ'm mâş ve mercimek ile takdir ve tâyin edilmesinin sebebi; ikisinin de dânelerinin büyüklük ve küçüklük, toplanma, katılma cihetinden de farklarının az olmasıdır. Di­ğer hububat bunların aksinedir. Çünkü diğerlerinde fark çok fazladır.

Sadaka-ı fıtr, fıtr gününün (yâni Ramazan Bayramının birinci gü­nünün), fecrinin tulûunda  (tan yerinin ağarmasıyla)  vâcib olur. Bir kimse fıtr gününün fecrinin tulûundan önce vefat etse veya bir çocuk fecrin tulûundan sonra doğsa veya bir kâfir fecrin tulûundan sonra Müslüman olsa, bunların üzerlerine fıtra vâcib değildir. Çünkü her birine göre sebeb yok olmuştur.
Eğer bir kimse vucûbun vaktinden önce fıtrasim edâ etse (yâni Bayramın birinci günü fecr tulü* etmeden önce fıtrayı yerse),-fUranın edası sahîh olur. Çünkü o, onu sebebin kesinleşmesinden sonra edâ et­miştir. O sebeb, geçimini (kifayet derecesindeki geçim masrafları) üze­rine aldığı şahısdır. Bu durumda o, tam [67] nisâbdan sonra zekâtta ta'-cîl hususuna benzemiştir. Ve müddetle müddet (her hangi bir müd­det) arasında da fark yoktur.
Bir kimse fıtra vermeyi vaktinden sonraya bıraksa sahîh olar ve üzeiinden fıtra düşmez. Onun üzerine o fıtrayı çıkarmak vâcib olur. Çünkü onda ibâdetin şekli ma'kûldür [68] (aklî delille teyîd ed>Imişt:.r.) O da muhtacın ihtiyâcını gidermektir.
Fıtrayı edada vakit mukadder (muayyen) değildir. Udlıiyye (kur­ban) bunun aksinedir. Çünkü udhiyyede kurbetin [69] (yâni Allah' (C.C.) a yaklaşmanın) şekli kan akıtmaktır. Bunda ise, yakınlık düşü-nülmeyip nassın esasına göre iktifa edilmiştir.

Fıtrayı hemen vermek (ta'cîl) mendûbtur. Hemen vermek (ta'cît) den maksâd (Bayram Namazı için) namazgaha çıkmadan önce edâ edil­mesidir. Çünkü Resûlüllah (S.A.V.) :

«Böyle güade sîz fakirleri dilenmekten müstağni kılın, (yâni dilen­meye muhtaç etmeyin)» buyurmuştur.

Resûlüllah (S.A.V.), bu hadîs-i şerif ile; fakirlerin dilenmeye ihti­yâçlarının kalmaması ve ailelerinin nafakasını düşünmeden Bayram Namazında bulunmalarını temîn etmek için, Namazgaha çıkmazdan önce fıtra verilmesinin evlâ olduğuna işaret buyurmaktadır.
Her şahsın fıtrasını bir fakire vermesi vâcibdir. Bir fıtrayı ayırıp iki fakire verse, caiz değildir. Çünkü nass ile belirtilen, fakiri müstağni kılmaktır. Nitekim yukarıda geçen hadîs-i şerifte :  «Onları müstağni kılın» buyurulmuştur. Halbuki bir fıtranın aşağısı (azı) ile müstağnî kılınmaz. İmâm Kerhî (Rh.A.) «Bir fıtrayı iki fakire vermek caizdir. Lâkin evlâ olan b;r fakire vermektir.» demiştir. Zeylaî (Rh.A.) ise; «Bir cemâatin, üzerlerine vâcib olan fitralarmı bir fakire vermele­ri caiz olur.» demiştir. [70]


Eser: Dürer

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Dürer

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler