Selemin Sahih Olması İçin Gerekli Olan Şartlar:


1- Tüm akitlerde olduğu gibi bu akidde de akdi yapan taraflar akıllı, mümeyyiz ve hür olmalıdırlar.

Biraz önce işaret etmiştik; selem akdinde satıcı durumunda olan tarafa; "müslemün ileyh", alıcıya "müslim" veya "rabbü's-selem", akde konu olan mala "müslemün fîh", para alarak verilen bedele de "re'sül-mâl" denilir.
2- Akit yapılırken kullanılan tabirlerin (icab-kabul) geçmiş zaman siga-sı ile olmaları gerekir.
3- İcab ve kabul aynı mecliste.olmalıdır.
4- Akid kesin olmalıdır. Taraflardan birisi veya her ikisi için muhay­yerlik şartı koşulamaz. Mâlikîler, mutlak alım satım akdinde olduğu gibi se­lemde de üç güne kadar muhayyerlik, şartının koşulabileceğini söylerler.
5- Re'sül-mâ] (para olarak verilen bedel)'in cinsi, nevi ve" vasfının belli olması gerekir. Bu şart; birden fazla para biriminin revaçta bulunduğu yer­ler veya para yerine başka mallar verildiği hallerde söz konusudur.
6- Re'sül-mâlin mikdan belli edilmelidir. İmam Mâlik, Ahmed b. Hanbel, İmam Şafiî, Ebû Yusuf ve İmam Muhammed'c göre; rc'sül-mâl, işaret edilerek tayin edilmişse ayrıca miktarını belli etmek şart değildir.
7- Re'sül-mâlin akit meclisinde müslemün ileyhe teslim edilmesi gere­kir. Mâlİkîlere göre bu şart değildir.
8- Müslemün fîh (akde konu olan mal)'in; özellikleri tayin edilebilen ve mikdarının bilinmesi mümkün olan mallardan olması gerekir. Bu şart Ha-nefîlere aittir. Şarta göre; ölçekle ölçülen, tartı ile alınıp satılan, uzunluk öl­çüleri ile miktarı tayin edilen ve her bir tanesi birbirine çok yakın olan (adedi mütekarib) mallarda selem caizdir. Bu bütün mezheplerde aynıdır.

Taneleri birbirinden çok farklı olan (kavun, karpuz gibi) mallarda se­lem; Hanefîlere göre caiz değildir. Şâfiîlere göre; (tane ile değil) tartı ile caizdir.

Sayı itibariyle tayin edilebildiği halde, özellik yönünden tam olarak zap-tedilemiyen mallarda (hayvanda olduğu gibi) selem, Hanelilere göre caiz değil, Mâliki ve Şâfiîlere göre caizdir.

Ev, arsa, dükkan gibi borç olarak zimmete geçmeyen mallarda selem, ittifakla caiz değildir.
9- Müslemün fîhin; cinsi (buğday, arpa gibi), nevi (kıraç buğdayı, sulak buğdayı gibi), kalitesi ve miktarının akit esnasında belirtilmesi gerekir.
10- Müslemün fîhin cinsinin piyasada bulunmasrlâzımdir. Ancak ma­lın; akid yapıldığı zaman mı, mal teslim edileceği zaman mı, yoksa akit anında teslim zamanına kadarki müddetin tümünde mi şart olduğu mezhepler ara­sında ihtilaflıdır. Uzun süreceği için bu ihtilâfa girmek istemiyoruz.
11- Müslemün fîhin teslimi için bir vade şart koşulmah ve vadenin müd­deti belli edilmelidir. Buna göre; müslemün fih peşin olamaz.

İmam Şafiî'ye göre, selemde müslemün fîhin tesliminin vadeli olması şart değildir. Peşin de olabilir.
12- Müslemün fîh; taşınması külfet ve meşakkati gerektiren cinsten bir mal ise, malın teslim edileceği yer belirtilmelidir. Bu şart; İmam A'zam'a göredir. Ebû Yusuf ve Muhammed bu şartı koşmazlar.
13- Müslemün fîhin; (falan tarlanın buğdayı, şu elbise gibi) muayyen bir mal olmaması lâzımdır. Çünkü o muayyen malın telef olması ve müsle­mün ileyhin taahhüdünü yerine getirememesi muhtemeldir.

Selemin sıhhati için gerekli olan şartlar, ana hatları ile bunlardır. Bu kitap bir fıkıh kitabı olmadığı için, selemle ilgili tüm meseleleri ele alıp ince­lememiz mümkün değildir. Onun için; vadesi dolduğu halde, malın teslim edilememesi durumunda yapılabilecek işleme de tem-as edip konuyu kapat­mak istiyoruz:

Mal, normal olarak tayin edilen vadede piyasada bulunan cinsten oldu­ğu halde, herhangi bir sebepten dolayı vadesinde teslimi mümkün olmazsa;

a) Müslim (rabbü's-selem) akdi feshedip, verdiği parayı geri alabilir,

b) Vadeyi, malın piyasaya gelmesi muhtemel bir zamana kadar uzatabilir.

Müslemün fîhin başka bir malla değiştirilmesi caiz değildir. Meselâ, pi­rinç için selem yapılmışsa teslime kadir olunamadığı için yerine mercimek alınamaz.
Selem akdi; a) Müslemün fîhin teslimi, b) Müslemün ileyhin teslimden aciz duruma düşmesi, c) Hâkimin akdi feshetmesi, d) Müslemün ileyhin ölümü 'rabbü's-selem ölürse vârisleri onun yerine geçerek akdi devam ettirirler), e) İkâle (tarafların kendi rızaları ile-akde son vermeleri) yollarından biri ile so­na erer.[428]


Eser: Ebu Davud

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Davud

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler