VI- METNİN TESBİTÎ VE NEŞRİ HAKKINDA NOTLAR


1. Çalışma ayni zamanda bir “dil tetkiki” olmadığından, o devir Türkçesini tesbit gaye olarak alınmamıştır.
2. Ayni sebeble transkripsiyon alfabesi de kullanılmamıştır. Zaten bu bizim imkânlarımız haricinde idi.[7]
3. Türkçe kelimelerin o devre has söylenişlerine, metni güç anlaşı­lır hâle getirmeyecek derecede riayet edilerek, ifâdede eski havanın mu­hafazasına çalışılmıştır.
4. Herhangi bir kelime değiştirilmediği veya çıkarılmadığı gibi, ilâ­ve de edilmemiştir. Ancak, düştüğü muhakkak olan kelime parantez iğin­de olarak ilâve edilmiştir. 300. fetvada olduğu gibi.
5. Yine, iyi okunamıyan kelimelerin, okunması mümkün olan diğer şekilleri de, yanında parantez içinde olarak gösterilmiştir.
6. Hiç okunmayan birkaç kelimenin yeri boş bırakılarak (..) ile gösterilmiştir. Bunlar tek kelimelerdir. 408. fetvada olduğu gibi.
7. İfâdesi, bozuk zannı veren cümleler aynen muhafaza edilmiştir. İfâdenin bu şekilde oluşu, o günkü söyleyiş tarzına veya bazen de müstensihin dalgınlığına verilebilir.
8. Metinde “ayın” ve “hemze” ler kesme virgülü ile gösterilmiş, an­cak ikisi için farklı virgül kullanılmamıştır.


Eser: Ebu Suud Fetvaları

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Suud Fetvaları

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler