I. Cami', Mescid Ve Musalla


282. Mes’ele Ba'zı müslümanlar karyelerinde asla mescid olma­yıp, ahâlîsi cemâ'atle namaz dahi kılmasalar, hâkim-i şerî'at-i şe­rife mezburlara cebr ile mescid yaptırıp namaz kılmaktan ihmâl edenleri ta'zir lâzım olur mu?

Elcevap: Olur, öyle olan kuranın ehline cebr ile mescid bina' ettirip salata müdâvemet ettirmek için, vülât-i memâlik-i mahmiyeye sene (erba' ve erba'in ve tis'amie) târihinde müekked ahkâm-ı şerife vârid olmuştur, mücebi ile camel olunmak lâzımdır. [308]
283. Mes’ele Bir şehrin taşrasında, otuz yıldan ziyâde bayram na­mazı kılını gelen musallada hâlen bayram namazı izn-i sultan ile-kılını geldiği ma'lûm olmayıcak, yine kılınmak caiz olur mu?

Elcevap: Caizdir sene (erba'a ve erba'în ve tisamie) tarihin­den umûmen musallası olan bilâdın musallalarında, cami'lerinin kebirinin hatibi, kihvermege izn-i sultânı vaki' olmuştur, amma sonra ihdas olunan musalla izne muhtaçtır. [309]
284. Mes’ele Sultan Mehmed (tâbe serâhu) ruhu için bina olu­nan musallada on yıl namaz kılındıktan sonra, Zeyd zaruret yoğiken cedîd musalla bina eylese, namaz kangıda evlâdır?

Elcevap: Evvelkide kılmak lâzımdır, izn-i sultansız musallada salât-ı ıyd kılınmak meşru' değildir, sultan Mehmed musallası du­rurken gayrı musallaya izin verilmek mümkün değildir. [310]
285. Mes’ele Bir kasabada vâki' olan câmi'-i atik harab olup, Zeyd mezkûr câmi'in yerine bir dahi bina etmeğe istizan edip, izin veril­dikten sonra kasabanın ehli kesîr olmağın Zeyd vâsi' bina etmek murad edip, lâkin eski câmi'in yerinde müsâ'ade olmayıp kurbunda bir ahar yere bina eylese meşru' olur mu?

Elcevap: İzn-i sultansız olmaz, amma eski cami' yerinin dar­lığı, etrafında evler olmak ile ise, ol evler bahası verilip cebr ile alınmak meşru'dur. [311]
286. Mes’ele Ağaç ile bina olunan cami' kârgîr yapıp tevsî' olun­mada izn-i sultan lâzım olur mu?

Elcevap: Çok tevsi' edicek olur. [312]
287. Mes’ele Bir kasabada vâki' olan câmi'de cemâ'at olmama­ğın vakit namazı kılmmasa, cum'a günlerinde etrafında vâki' olan ahâlîsi cem' olup câmi'-i mezburda cum'a kılsalar şer'an câiz olur mu?

Elcevap: İzn-i sultan olucak ba'zı meşâyıh tecviz eylemişler­dir. [313]
288. Mes’ele Bir karyenin kadîmi mescidi olup, ahâlî-i karyeye kifayet eylerken, içlerinden Zeyd kurbunda bir mescid daha ihdas etmek istedikte, mezburlar "kadîmî meseid battal olur" deyu Zeydi men'e kadir olur mu?

Elcevap: Kifayet edicek, bir dahi yapmak günahtır. [314]
289. Mes’ele Bir kimse evin mescid eyleyip minare bina eyle­mek istedikte, ehl-i mahalle "evimize havaledir" deyu bina ettir­memeğe şer'an kadir olur mu?

Elcevap: Cemâ'at ezam işitirlerse minare lâzım değildir, riya iğin ise asla caiz değildir. [315]

Bu Surette: Ehl-i mahalleye ne lâzım olur?

Elcevap: Riyadan men' ederlerse müsâb olurlar. [316]
290. Mes’ele Bir kasabada bir camiin taşrasındaki sofanın mih­rabı olup, yaz günlerinde sabah namazı ile akşam namazı altı yedi ay miktarı taşrada kılıp yatsı namazı dahi üç ay taşrada, bu mik­tar zaman çırağcı mum yakagelmeyip, yirmi yıldan beri bunu âdet eyleseler namazlarında kerâhat olup men vâcib olur mu?

Elcevap: Olur, sofa mihrabı cemâ'at-i saniye için vaz' olun­muştur. [317]
291. Mes’ele Bir mahalleni halkı kıs günlerinde mescidlerinin içinde namazlarını kılıp, yaz günlerinde mezbur mescidin kapısın kilidleyip avlusunda kılsalar, namazları caiz olur mu?

Elcevap: Hayır yoktur. [318]
292. Mes’ele Yaz günlerinde imam bir câmi'in taşrasında imam olup cemâ'atle namaz kılmağa, ve cum'a günlerinde cum'a na­mazını câmi'in içinde yer var iken taşradan iktidâ caiz midir?

Elcevap: Etmemek evlâdır, [319]
293. Mes’ele Taşları ve ağaçları zulümle alınıp zulümle bina olu­nan câmi'in içinde kılınan namazın i'âdesi lâzım olur mu?

Elcevap: Kerahet vardır. [320]
294. Mes’ele İlm-i hendese bilen kimseler ba'zı câmi'lerin ve mescidlerin "mehâribleri inhirâf-ı fahiş ile münhariftir" dediklerini ol mihraba kılman salâtin i'âdesi ve mihrabları doğrultmak lâzım olur mu?

Elcevap: Mehârîh-i müstakime muhalif mehârîbe kılan kimse mehârîb-i müstakîmenin istikâmetine ve muhalif olanın muhale­fetine mu'tekid ise, muhalif olan mihraba kıldığı salât i'âde olun­mak lâzımdır. [321]
295. Mes’ele Bir kasabanın câmi'inin ve mesâcidinin mihrabları, zemâne müneccimleri ta'yin ettikleri kıbleye muhalif olup cânib-i garba mail olsa, mesâcid-i mezbûrenin mihrabların zemâne mü­neccimleri ta'yin ettikleri kıbleye tevkif lâzım olur mu?

Elcevap: Âlât-ı sahıha ile istikâmeti muhakkak olan mehâ­rîb-i sahiha muhalefeti ma'lûm olucak, mehdrîb-i sahîhamn isti­kâmetine mu'tekid musallînin o kasabada mihrablarına doğru kıldığı salât sahiha olmaz. [322]
296. Mes’ele Zeyd-i kâdî, kâdî olduğu beldede "benim içtihadım üzre kıble filân semtedir" dedikten sonra yine cemâ'at ile namaz kıldıkta, halk kadîmden teveccüh edegeldikleri semte müteveccih olup, bile kılsa, amma sahih semte eylediği ma'lûm olmasa, hâriçten Amr, Zeyd-i mezbûra "sen kıbleyi ahar semte hükm ey­ledikten sonra dönüp onlara tâbi' oldun, kâfirsin, hükmün nafiz değildir" de;e Amra ne lâzım olur?

Elcevap: Vâkı'a Zeydin i'tikâdı cemâ'at kıldıkları semt kıble olmamak üzere ise hılâf-i cihet-i kıbleye kasd ve secde etmek kü­fürdür, eğer Zeydin içtihadı muhavvel olup kıldı ise ta'zîri lâzımdır. [323]
297. Mes’ele Sahrada namaz kılan kimse mücerreb kıblenüma­larına ittibâ' etmeyip, teharrî ile kılmaları caiz olur mu?
Elcevap: Olmaz, teharrîye ittibâ' olunmak, daha akvâ delil olmayıcak olur, Mücerreb kıblenüma delîl-i akvâdır.[324]
298. Sual: Ehl-i İslâm, İstanbul kiliselerinden birini fetihde mescid ittihaz edip, ezan okuyup namaz kıldıklarından sonra, yine nasârâ elinde kalıp, hâliyâ cemi' ceyânibi müslüman evleri olup, mescide kemâl-i ihtiyaçları ve civarında olan kâfir evleri meyhane ve enva'-ı fücura bahane olmakla müslümanlara kavî zararları olup, ol kilisenin mescid olup ikâmet-i salât olduğun gö­rüp ma'lûmları olan pirler mürûr-i eyyamla fevt olmuşlar bulunup,

lâkin nice müslümanları bid-defe'at işhâd edip, vakt-i ihtizârlarında 'lâzım olursa bizim ağzımızdan şehâdet edesüz" deyü vasiyyet edip vefat etmiş olsalar, hâlen şâhid ağzından şehâdet eden müslümanların şehâdetleri mesmû'a olup, sâbık-uz-zikr mescide ittihaz olunan ma'bed-i nasârânın şer'an mescid-i müslimîn olmasına hükm olunur mu?

Cevap: Olunur. [325]

Bu Surette: Kefere "bizim milletimize vakf olmuştur, elimiz­de vakfiyemiz vardır" deyu da'vâ eyleseler vakfiyeleri ma'mûlün bihâ olup, ol kilise ellerinde ibkâ olunur mu?

Cevap: Hîn-i fetihte mescid ittihaz olunduğu şehâdet eale-ş-şehâde ile sabit olucak olmaz. [326]


Eser: Ebu Suud Fetvaları

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Ebu Suud Fetvaları

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler