Bir Kimsenin, Kendisine Borçlu Olan Şahsa, Onda Bulunan Alacağını Bağışlaması

Bir kimse, kendisine borçlu olan bir şahsa, onda bulunan ala­cağını bağışlarsa; bu durum şöyle yazılır:

Filan, filanda bulunan bütün alacaklarını, ona bağışladı. Ve se­nede tarihi ile birlikte böylece yazıldı. Filan ve filan da sahildirler ki, alacağının tamamını, sahih bir bağışla bağışladı.

Bir kadın..mehrini kocasına bağışlarsa, şöyle yazılır:

Şu kadın, kocasının üzerinde olan mehrinin tamamını, ona bağışladı.

İşte bu da sahih bir bağıştır; kocaya bir iylik ve hukukuna riâ­yettir ve onu, mehir borcundan şartsız, ivazsız ibradır.

Kocası da bu hibeyi kabul eylemiştir. Bunu da yüz yüze yap­mışlar ve bu bağıştan sonra, bu kadının, kocasında mehirden bir hakkı kalmamıştır.

Bundan sonra, kadın iddia ederse, işte o bâtıldır ve merdûdedir.

Şeyhu'l-İmâm Necmü'd-dm en-Nesefî (R.A.) şöyle buyurmuştur:

Bu gibi yazılarda, borçlu olan şahsın, hîbeyi kabul etmesi şart­tır. Şemsü'l-Eimme Serahsî (R.A.)'de, Kefâle Kitato'nm Şerhinde ve Hibe Kitabfnm şerhinde; "Kabul şart değildir." buyurmuştur.

Nâtıfi'nin Vâkıâtı'nda da böyledir. Bütün âlimler de böyle buyurmuşlardır.

Üzerinde borç bulunan şahsın, borcunu bağış işleminde, bu ba­ğış, borçlunun kabulü bulunmadan da tamam olur.
Bunların tamamı, borçlu asıl olduğu zamandır; (borçlu) kefil olursa bi'1-ittifak, o kabul etmeden, hîbe tamam olmaz; ancak ka­bul ile tamam olur. [212]


Eser: Fetvayı Hindiye

  • Yeni Ekle
Yorumlar (0)

Fetvayı Hindiye

 

Son eklenen ruyalar

Sitemizde yer alan soruların cevapları özenle islami eserlerden seçilerek yazılmaktadır.
Haramiler | Bitkiler